YEŞİL ÇAYIRDA YEDİ İRİ ÖLÜ GRİ YABANDOMUZU (3)***

7

avcı avladıklarının bir kez olsun öyküsünü dinledi mi?*

ele geçirme ve fetih. işte bütün hikâye buydu. maruz kalınan. maruz bırakılan.

işte efendim kahramanlık türküleri. serenatlar. şansonlar. aryalar. romanslar. marşlar. ele geçirme ve fetih. hepsi buydu. anlamak için bunu, bir ömür gerekir. herkes için değil ama iki kere düşkünler dışındaki herkes için. çiftedüşkün, elegeçirilen ve fethedilen olmakla kalmayıp bunun hikâyesi de kafasına dank edendir. bilirsiniz işte; genellikle şair yahut yazardır. ressamdır belki, heykeltıraş. yönetmen. sayıp dökmeyelim. bütün bunların üstüne, gezgindir, yola revan olandır. dünyayı yol yapan, bu yolu kağıttan, titreşen telden, boşluğunu çoğalttığı taştan yapan.

eduardo, bütün bu serüveni bir biçimde yaşamaya yazgılıydı. çiftedüşkün olmaya ve bunu bir gün mutlaka dünya aleme usulca, mırıldayarak, fısıldayarak sanki, ilan etmeye. malumu. bütün o sebepli sebepsiz koşuşturmalar, anlam yüklü sessizlikle yarılan konuşmalar, yarım kalan gülümsemeler, hayatın kederiyle çınlayan kahkahalar, bir kenarda dursa bile şefkatinden bir parçayı her günün sabahında, her gecenin sonunda dileyenlere üleştirmesi istenen tanrı… almiralda, almiralda’nın elleri… okyanus üstünde yükünü boşaltan katil uçaklar… olimpos’ta dönen dolaplar… gelmiş geçmiş milyonlarca hayatın oluşturduğu katman katman, büyük dram.

peki, avladıkları bir gün olsun avcıyı dinledi mi? avlanış, hem avı hem avcıyı avlar. kim av kim avcı diye soramazsın, yoktur cevabın bir anlamı. hangi cevabın vardır ki.

***
sonra yaşlandı.

bilgelik kırıntılarıyla aralarını dolgulamak istedi magnum opus’unun. hiç bulunmadığı şehirlerin sokaklarından geçti, uğultularına karıştı, ikindi çaylarını yudumladı buğulu bardaklarından sessizce.

sonra bir denize nelerin atıldığında tekrar su yüzüne çıkabileceğinin kısa listesini çıkardı zihninin bir köşesinde. insanlığın eski dostu olan umudun, herkesin ayrı bir yerinden çekiştirip durduğu ölüm korkusunun, yalnızlığın ironik neşesinin bu listede yeralıp alamayacağını yokladı.

kıyıya yanaşır gibi yapmayacaktı. kadim bir karardı bu, karar olmanın ötesinde handiyse kendiliğinden bir yönelişti.**

(*) enis batur.
(**) kitabın son bölümüdür bu. aklıma eserse bir iki tadımlık daha yayımlarım belki.
(***) post başlığındaki sıra numarasının metinle ilgisi yoktur; sadece blogdaki yayın sırasını göstermektedir. açıklama, bilâhare görme biçimleri’nde…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: