YEŞİL ÇAYIRDA YEDİ İRİ ÖLÜ GRİ YABANDOMUZU (2)****

1
nasıl da resmedilmiş tozunda
öte yanın güzelliği
havadaki sırda
krallara dair o im.*

çivisi çıkmış bir yüzyılın ardından, eskisini aratacağı besbelli bir yüzyıl gelmişti işte bir güzel. insanlar fi tarihinde kendilerine bir “zaman” canavarı yaratmışlar, onun korku ve ürküntü verici ağzından çıkan dehşetli alevlerin herbirini sıralayıp numaralandırmayı aklederek bu akılla yola, gelecek kuşaklara anlatacakları hikâyeleri cilt cilt, harıl harıl yazmaya koyulmuşlardı. ne ki bu kitaplar, son sayfadaki insanı ilk sayfadakinden farklı kılmıyordu, böyle büyülü güçleri filan yoktu bu hikâyelerin, hikâye deyip geçiliyordu belki de. kitaplar geçmişi geleceğe taşıyamıyordu anlaşılan pek; yaşamaksa, basbayağı yaşamak işte hani, o, geleceği geçmişe pekalâ da taşıyordu -ne işe yarayacaksa. ve insanın kafası karışıyordu bu durumda: aynı anda hem geleceğin geçmişe, hem geçmişin geleceğe taşınması, evet, bayağı bir kafa karıştırıyordu bu. her yiğidin harcı değildi. insanların ezici çoğunluğu bu yüzden selüloz uygarlığından ekran uygarlığına geçti bölük bölük. anlı şanlı düşünürler, afili yazarlar çizerler ve daha pek çoğu gözlerden, gönüllerden silinip gitti handiyse, bir avuç dirençlinin gözüyle gönlünün dışında.

bütün kitaplar da böyle değildi görünüşte -yani adına tarih kitabı denenler gibi. burada basit ve o ölçüde yanıltıcı bir durumun altını çizelim: aldatıcı bir görünüştü bu; elinize aldığınız her kitap, istisnasız ama, adları “tarih” olmasa da hepsi birer tarihti, birer anlatı. kanonik olsun olmasın. majör yahut minör. epik ya da lirik. hele bazıları vardı ki içlerinde, tam oscar wilde’lıktılar; hiçbir şey hakkında konuşmayı seven -çünkü herşeyini bildikleri tek şeyin hiçbir şey olduğunu bilirdi onlar. sayfalarının arası mis gibi kokardı üstelik. o kitaplarda, ötekilerde olduğundan çok daha hakiki, daha çirkin, daha çeldirici, daha baştan çıkaran silikon ve balçıktan dolgu maskeler vardır, yüz ve/veya vücut için, o ölçekte, ölçüde ve kıvamda.

işte benim de annemin karnında yüzdüğüm zamanlardan beri tek istediğim buydu, öyle bir kitap yazmak. o ılık, hafif tuzlu, bulanık suda belli belirsiz kıpırdarken, gözlerim yarı açık, bunu düşünür dururdum: güzelliğinin ve boktanlığının seslerini bana daha orada işittirmeyi beceren bu yeryüzüne alçakgönüllü, yegâne katkım bu olacaktı ancak.

öyle bir zaman geldi ki, yapacak hiçbir şeyim yoktu, tamamen kapana kısılmış, köşeye sıkışmış, karanlığımdan bunalmıştım. altın çağımda, o ılık, bulanık suyun girdabında dönelerkenki kitabımı değil de, onu ancak uzaktan, çok uzaktan andıran, çağrıştıran belki, ne bileyim hısmı bir kitap düştü aklımın kıyısına. nasılı bilmem, niyesini bilmem. bildiğim, düştüğü. oracıkta, ansızın gibi. ilk zamanlar bir novellaydı bu kitap, öyle tasarlamıştım. romana dönüştürmeye nasıl, ne zaman karar verdim ya da aklım yattı hatırlamıyorum. bildiğim şu ki böylesi daha iyi oldu. öbür türlü, elinizde sanki bir roman à clef, aklınızda cinlik, cebinizde acil durumlarda kullanmak üzere bir büyüteç, dolanıp duracaktınız sayfalar arasında. şimdi bunu yapamayacaksınız, buna izin vermeyecek kitap, çünkü kurmaca maskesi ardına gizlenen “gerçek”ler** filan yok ortada. otobiyografik ögeler mi dediniz, yok yok, kimya biliminin principle’ları düşsün aklınıza, unutun.

ah, oysa ben o pessoa adındaki binbir kişinin izindeydim, karlar içinde, buzda, derin bir yarda: “susuyorum. konuşursam anlaşılmayacağım. ben susarak anlaşılmamayı tercih ederim.”***

(*) nelly sachs, “hâlâ gece yarısı bu yıldızda [seçme şiirler]”, çev: melike öztürk, can, 2012, s.67.
(**) tanım truman capote’un: “bukalemunlar için müzik”, çev: püren özgören, remzi, 1990, s. xvı.
(***) fernando pessoa, “pessoa pessoa’yı anlatıyor”, der. ve çev.: ışık ergüden, kırmızı kedi, 2012, s.112.
(****) bir önceki bölümün devamı değildir. bu hususta yazacağım ilgilenenlerinize, görme biçimleri’nde.

Reklamlar

Bir Yanıt Bırakın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: