DAL

bense büyüyemedim sanırken kalın mı kalın bir sözlüğüm olmuş bile. günler önce pazartesi, salı, çarşamba falan diye ayrılmıyordu. her günün beyliği ayrıydı. sınır yoktu, pasaport, vize, nöbetçi kulübeleri yoktu. dinlediğim, gördüğüm, dokunduğum şeylerin kendileri birer öyküydü, kendi dillerinde havaya, suya, eşyaya yazılmış birer öykü. içinde eninde sonunda tüfeğin patladığı değil, ışığın parladığı birer öykü. ve benim bedenimde de denizlere övgünün ucu bucağı yok. rüzgarla gelen her ıslığın kocaman lacivert bir ağzın boşluğundan çıkıp bana ulaştığını zannederim her seferinde. korkunuzun kusursuzluğunu evirip çevirin, orasını burasını biraz daha parlatın: bakın o da benimkisi işte. el değse de el değmemişçesine kusursuz bir korku. ah beni sadece gökyüzüyle sevişme tekelinin yalnız kendisinde olduğunu vehmeden deniz değil, onun küçük kardeşi göl de çağırır hep. gece gündüz, dur durak bilmeden. bıkıp usanmadan. sabırla ve isteksizlik ambalajına büründürdüğüm ölçüsüz arzuma rağmen yerimden kıpırdamayışımın çiğliğini yücegönüllülükle bağışlayan göl. ben onu da, denizi de birbiriyle ilintisiz ve son kertede aynı kümede toplanabilecek nice eğretilemeyle ağulu dilimin tedavülüne sokarım. şişem kırıktır, satırların mürekkebi birbirininkine karışmıştır çoktan. yazı dediğin nedir ki. okunaksız yazı yoktur, yazı vardır sadece. ah efendim, yüzleri siz ne zannedersiniz? sima mı, suret mi, gölge düşmüş yüzeyler mi, kararsız, şaşkın, yönsüz gövde karaltılarının topluiğnebaşı uzantıları mı? sizin yüzünüz size mi ait diyorsunuz? hayır hayır, çaldılar onu. siz onun anısını taşıyorsunuz, taze, pırıl pırıl, çürümemiş anısını. sizin yüzünüzü kullanmak istediler, beceremediler, beceremezler, çünkü yüz yerleri yok ki onların. terzileri acemi, ustaları beceriksiz, kumaşları kaygan. az bekleyin, getireceklerdir geri bu altın oranlı, baktığı dünyayı saflaştıran, kirlerinden arındıran yüzü. ama lütfen, rica ederim, siz o vakte kadar başkalarının gövdesinde gezinmezsiniz değil mi? yüzünüzün sizi bulamaması tehlikesini göze alamazsınız değil mi? değişen dünya, değişen zaman yenilginin kıyısının koordinatlarını değiştirip durur. bir bakmışsınız dalgalar zamanın tekinsiz ritmine uymuş, küçük çocuk gaddarlığıyla sizi kıyı diye dibi görünmez bir derinliğe düşürüvermiştir. kıyı buradaydı oysa, hay aksi. daha dün buradaydı, dün hangi gündü? birbirine benzer günler, ama durun, o siz daha büyümeden öyleydi. bugün oysa yeni bir gün, bitmek tükenmek bilmez anlarının çöl sıcağıyla insanı soluksuz bırakan yepyeni bir gün. adı yok. adı pazartesi, adı salı, adı çarşamba, adı perşembe, adı cuma, adı cumartesi, adı pazar. dilde koyulmuş, katılaşmış ağunun adını verdiği bir gün işte. sanırım hızla çocuklaşıyor, çocuklaştıkça adları torbadan yeniden çekiyorum, önüme uzatılan yeşil çuha torbadan. ama daha önceki erişkinliğimden hatırladığım şu: adların üzerini çizip yeniden yazmam gerek. adlardan kurtuluş yok. sanırım hızla büyüyor, bu la palisse gerçeğini artık kabul ediyor, etmekle de kalmayıp benimsiyorum. sanırım hızla büyüyor, büyüdükçe kendine tutunmak diye bir edimin kaçınılmaz kurtarıcılığına inanıyorum bir yandan da. adlara ve adlandırmanın gaddarca kısıtlamacılığına ve bölücülüğüne rağmen.

ah, sevgi mi dediniz efendim? zeytin dalı mı dediniz? uçurum? ah bunlar hep birer addır efendim! hakikat kustu onları, üstümüzdeki leke izleri ondandır.

(*) leonard cohen, “first we take manhattan”, the essential leonard cohen [disc 2].

Reklamlar

4 Yanıt to “DAL”

  1. metin Says:

    Dileyen, şu yazıdan sonra da okuyabilir bunu: https://loverisloser.wordpress.com/2010/06/24/kor-nokta/

  2. metin Says:

    Gene birikti kıymetli yorumlarınız. Gene gaibim…

  3. Merush Hanım » Leke İzleri Says:

    […] kimisi valizini almış yanına; besbelli uzundu ziyareti.  Geç geldim dedim ya eve, gelir gelmez mektubunuzla karşılaştım. Üzerimdeki leke izlerini düşünürken hala, onların hakikatin kustukları […]

  4. metin Says:

    http://hafifabim.wordpress.com/2010/06/28/hicabi-bey-hicabi-bey-midir/

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: