KUŞLARDAN BİR ZARFSIZ KUŞ

29-30 eylül’90, 24.00-01.45*

ben kötü bir insanım artık, biliyor musunuz?

kendi ahlâkımı, kendi ahlâkımdaki doğru’yu terkettim artık çünkü. o doğru, yaşama inanmak’tı. o doğru, sevme’yi sınırsız olumlulukta bir güç kaynağı olarak kabul etmek’ti. o doğru, kendine inanmak’tı. aristo’yu, leibniz’i, şunu bunu okuyorum, bakalım “iyi”yi nasıl tanımlamışlar diye, ve sonunda nietzsche’ye gelip dayanıyorum. schlecht, yani “kötü” nedir? zayıflıktan gelen herşey. zerdüşt, uzun yolculuklara çıkanları, tehlikesiz yaşamayı sevmeyenleri severdi. –böyle diyor düşünür. iyilik, korkusuzluktur! amacın olduğu sürece, tehlike ve mücadele aşkındır iyiliğin. böyle diyor, evet.

ve ben… ve ben… artık kötü bir insanım!

amacım yok artık.

gücüm yok artık.

shelley, kanatlanıp giden bir sevinç’ten sözediyordu:

a joy has taken flight

kanatlanıp giden bir sevinçti gövdem ve ruhum.

benliğim, bedenim, kimliğim…

sormuştum iki ay önce, kendime:

nerede benim o sersem ölü kuş gövdem
yosunlu bir çakıla takılıp boylu boyunca yere serilen
gecenin kadifesini sarınıp da
üşümemek için
kendine direnen…

sonra, haftalarca sonra bir gün, sonra ertesi gün, daha ertesi gün üç insanın sessiz sesini dinledim…

tezer özlü’nün sayısız parçaya bölünüşünü, onunla birlikte dünyanın da parçalanışını yaşadım.

bachmann’a bir kez daha hak verdim. ne diyordu bakın, dinleyin:

“evet, yoksa kuşku mu duyuyorsunuz bundan? bu sözde uygar dünyada, görünüşte uygar davranan insanlar arasında, gerçekte sürekli bir savaşın egemenliğinden kuşku mu duyuyorsunuz? insanların birbirlerini ağır ağır öldürmekte olduklarına inanmıyor musunuz?”

en basit ilişkilerde bile acımasız bir faşizmin egemen olduğunu hatırlatıyordu o müthiş kadın!

(…)**

sonra dostoyevski’yi sevgiyle andım.

sonra ayşe’ye okuduğum bir metni bin kez kendime okudum. kendisiyle aynı gezegende yaşadığım için onur duyduğum nilgün marmara’nın bir metniydi o metin.

diyordu ki:

(…)***

sonra bir gün, bir akşam, bir sonsuz labirentler gecesinde ayşe’ye bir kısacık metin daha okudum. diyordum ki:

(…)****

geceyi delerek uçan küçük bir kuş gibi yaşar ruhum;
hızlandıkça uçuşu, daha da yakınlaşır şafak.

bir başka yazar da bunu söylüyor.

hayır hanımefendi, küçük kuş, geceyi delemiyor. sanırım delemeyecek.

(*) eskiden mektup diye birşey vardı. şimdiki mailler gibi ruhsuz, soğuk, geçici değildi geçmiş zamanın mektupları. bu da onlardan biri işte. koli düzerken buldum. bulmuşken de içimden geldi yayımlamak. yirmi yıl önceme selam sarkıtmak istedim bir nevi. ne bileyim işte, öyle, neticede arada bir hatırlaması iyi oluyor insanın bir blogda okurlara karşı yakası kolalı, üniforması ütülü, kravatı düzgün düğümlenmiş durması gerekmediğini. sadece bir dipnot mahiyetinde yazmışım, eli yüzü düzgün, içeriği güçlü bir mektup değil bu. bulamadığım üç sayfada temellendiriyorumdur belki bu kırıntıları. kime yazdığım belli değil ama ben bir yerinden hatırladım sonra. geride bıraktıklarımız ya da biz geride bırakılanlar yok muyuzdur artık? yokuzdur, ta ki bir gün kağıdının dokusu eprimiş bir mektup, sararmış bir fotoğraf, bir küçücük eşyacık gelip bizi olmadık zamanda, olmadık yerde bulana kadar. (elyazım böyle kötü değildir aslında. o mektubu ince dokunmuş bir öfkenin “yavaş telâş”ıyla yazmışım da ondan öyle berbat yazı.)
ha bi de, delemedi geceyi küçük kuş bi türlü. delmiş gözükse de zaman zaman.
(**) mektubun buradan itibaren üç sayfası eksik. bulamadım. (sayfaları numaralandırmışım da oradan anladım üç sayfa eksik olduğunu.)
(***) burası boş bırakılmış nedense. artık hangi metindi kimbilir.
(****) burası da öyle.
(*****) müzikler, sırasıyla: renaud garcia-fons trio, “40 días” ve “gitanet”, arcoluz.

Reklamlar

8 Yanıt to “KUŞLARDAN BİR ZARFSIZ KUŞ”

  1. metin Says:

    Tanımadığım bir okurcuğun mektubundan seçmece iki cümle:

    “Siz eskiden de böyle depresifmişsiniz meğer. Ne zaman buna bir son vereceksiniz?”

    Bu bir ahret suali mi şimdi? Nedir?

    Yorum yapmayacağım. Cevap da vermeyeceğim. Sorunun yönünü, yanını, sağını solunu anlamadım, cevabı da bilmiyorum.

  2. metin Says:

    …Yav kardeşim, rahatsız oluyorsanız sadece müzikleri dinleyin. O da kesmiyorsa burada ne işiniz var? Bak dışarıda hava nefis. Çık dolaş eğlenmene bak, beni ne diye okuyorsun? Allah allah.

  3. ekmekcikiz Says:

    Arcoluz’u keşfetmişsiniz siz de! Kaçırmayacağınızı tahmin etmeliydim.

    Mektuba gelince…
    Bugün, ben de bulunmuş bir mektuptan sözediyorum blogda. “Bulunmuş mektup günlerindeyiz” olsa gerek.

  4. tavsan Says:

    Mektuplari severim ben, cok uzun zamandir yazmiyor ve almiyor olsam da. Sanki daha bir derin, daha bir romantik yaziyor insan kagida yazinca e-posta yerine. Daha yavas uretilip tuketiliyor ya belki ondandir biraz da.
    Yine de nese, icimizde biryerlerden cikip gelmeli, asktan olmazsa dogadan, buluttan, denizden bir yerden. Ben o yorumcuya verdiginiz tavsiyenin aynisini size vermek istiyorum: cikip dolasin hazir orada hava da guzel.

  5. metin Says:

    Ekmekçikız Hanımcığım,

    Evek, tahmin etmeliydiniz bence de! Heh heh!

    Eski mektuplar bir gün topluca ayaklanıp… diye bi film yapsak. Korku filmi… Yok yok, korku filmi olmasın.

  6. metin Says:

    Tavşan Hanım,

    Yav kırk yılın başı bi uğruyorsunuz, o da depresif anlarıma denk geliyor! Hep öyle değilim, valla billa değilim. Hem bakın birazdan pazara çıkacağım, çilek fideleri alıp yukarı balkonda, Toto Hanım’ın (kendisi bir tavşandır) kocaman kafesinin üstünde oluşturduğum mini bahçede, domateslerin, biberlerin, maydonoz ve semizotlarının yanına dikeceğim.

    Hem demin, dediğiniz gibi hava almaya çıktım, malikânenizin kapısını çalıp iyi dileklerimi ilettim. Ben söz dinlerim. Usluyum.

  7. tavsan Says:

    🙂 Ne guzel, ne guzel.
    Toto’yu hatirliyorum evet:) Ve ne guzelmis balkonda bahce, ben cok ozeniyorum ama bitkileri hayatta tutma konusunda cok beceriksizim. Ozendim size:)

  8. metin Says:

    Çilekler geldiler, yerleştiler. Hadi bakalım.

    Belirtmeye gerek var mı bilmem, anlaşılıyor olması lâzım: Gönderil[e]memiş bir mektup bu. Kalmış öylece.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: