CECI N’EST PAS UNE…

“kalbin öyle nedenleri vardır ki akıl bunu anlayamaz.”* akıl azaptan kaçarken, kalp keyfin aptallığını** konduramaz kendine. dünyanın eksiklik halini kendine affettirme çabasıysa bir bakıma aşk, bu çabanın imkansızlığını da anlama ve bu imkansızlığın nârında yanma sürecidir de aynı zamanda. hayalgücünün dörtnala koşarken tökezlenmesine az kala, aşk şaha kalkar. kış üşümesini fersah fersah geçmiş bir manâ üşümesinde tir tir titrerken biri elini tutar. el, sıcaktır. el sıcaklığı başka şeye benzemez, yaktı mı ateş yanığına benzemez, ısıttı mı yangın sıcaklığı yayar. manâ elde değildir, gözde değildir, kulakta hiç değildir. sır kesilirsin, çömleğine kevser doldurursun, aynaları kırar, yeni dehlizler kazarsın kendine fırdolanmak ve yolunu bulamamak üzre. kalp dediğin aptal bir kastır da, sen aklın karanlık yüzüne öyle deyiverirsin işte. bölünür, bölünür, bölünürsün, yeni bir toplamda çarpıla çarpıla toplanmak için. sardunyasındır da akşamsefası olmaya niyetlenirsin, gülsündür de açmaya koşarsın, açmanın bir de solmak yüzü olduğunu unutmaksızın. kalbin nedenleri saymakla tükenmez, gelgelelim tümü de tek bir nedenin sihirli formülüne dahil olmaya baştan başkoymuşlardır, senden haberli ya da habersiz. kalkarsın, yüzünü soğuk suyla uyandırır, gözaltı torbalarını okşarsın sabah sessizi bakışlarınla. gün seni salıncağında uyutmaya başlamıştır sözde uyandırarak. bu zehirli uykunun rutininden kurtulmaya çalışmakla geçer ömür, sonunda bir ağaca çarpıp göğe yükselmek vardır. geride bir kitap bırakmışsan ne alâ, biri yıllar sonra tekrar açıp sayfalarını koklar, kimbilir. bu kitap, ilk ve son sayfaları kopuk bir kitaptır belki, limonsuyuyla yazılmış defterdir, bir yoldan geçerken unutulmuş birkaç adımdır, bir pencere pervazında yıllar yılı çiçeğe durmuş küçük bir saksıdır, bir evin iç duvarlarının kelime, ıslık, hareket kumbarasıdır. kalp, aklın hayalperest, tertipsiz, ama asla pejmürde olmayan kızkardeşidir. akıl savaşa çağrılmış, geri dönmemiştir, dönse de yıllar aynı yıllar değildir.

(*) pascal’ın sözü.
(**) zizek de keyfe aptallık halini atfeder.
(***) müzik: cirque du soleil, “querer”, alegria.

Reklamlar

8 Yanıt to “CECI N’EST PAS UNE…”

  1. JoA Says:

    vaha olmuş burası…

  2. metin Says:

    Yok yok ecem JoA, olsa olsa Tatar çölü… Drogo’dan başka da kimsecikler görünmüyor ortalıkta. Bi siz geldiniz, hoşgeldiniz. Ne iyi ettiniz.

  3. JoA Says:

    hiç mi çöl görmedik a gözümün nuru? saf buldunuz herhalde beni:)

  4. metin Says:

    Estağfurullah. Gören göz görmedikçe görülecek ne vardır derim, saklanırım!

  5. JoA Says:

    hmm, taşlara mı vesile oldum ne? tamam, ben de saklanayım o vakit.

  6. metin Says:

    Bir çift gören göz görüyorum da ondan öyle demiştim efenim. İkinci, üçüncü, dördüncü… gören gözler saklanmışlar herhalde.

  7. JoA Says:

    gelirler efendim gelirler, bunu kaçırmazlar bence.

  8. ekmekcikiz Says:

    geldimdi ben de, müziği dinledimdi, okurken “olmayan şey”i…
    merhaba!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: