PRESENT

adam, “sen benim ömrümün geniş zamanısın” dedi. kadın, “bu cümlenin öznesi nerede?” diye sordu. adam, “bazı cümlelerde gizli özne olur” dedi. kadın, “noktayı unutmuşsun” diye kızdı. adam, “her cümlenin imlâsı kendine özgüdür” dedi. kadın yorgundu biraz, anlayamadı. adam, “nokta konmamışsa cümle bitmemiştir ki” dedi. kadın, yeni bir imlâ için kalbinin odacıklarından virgülümsü tireler, simetrik soru işaretleri, sonsuza akan ünlemler, ağırbaşlı noktalı virgüller, kötü şeylere saplanacak tırnaklar, kapanmayı unutan dalgın parantezler derledi. adam teşekkür babında kadının omzuna bir öpücük kondurdu. kadının omzuna ulaşabilmek için öpücüğün tam olarak ölçülmesi imkansız sayıda ışık yılı yol katetmesi gerekiyordu. zaman dardı ah. dar zamandı.

(*) leonard cohen, “i’m your man”, the best of leonard cohen.

Reklamlar

43 Yanıt to “PRESENT”

  1. Talisman Says:

    I am your man. Harika şarkı.
    Ben de yorgunum biraz, yazıya çok vakıf olamadım ama bir yerden de bulaşmak istedim.

  2. metin Says:

    Sevindim “bulaş”tığınıza. Sizi görünce de içimi bir sevinçtir alıyor işte yav.

  3. Evli Adam Says:

    bu kelime dizişlerinizi kıskanıyorum metin bey.

  4. ekmekcikiz Says:

    inanınız ben vakıf oldum, etkilendim, gözlerimi kırpıştırdım, bu “present”in “past”ı nasıldı aceba hayaline daldım. bi de içimden böyle bir öpücük alanın nazlanmasının ayıp olduğunu düşündüm.
    şarkıyı konuya katmıyorum, ona ayrı bir paragraf açmak gerekecek.

  5. metin Says:

    Evli Beyciğim,

    “Nazar etme ne olur, çalış senin de olur” diyeceğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz! Sizin zaten var. Asıl ben sizinkileri kıskanıyorum.

  6. metin Says:

    Ekmekçikız Hanımcığım,

    “Present”ı iki anlamıyla birlikte değerlendirmenizi öneririm burada.

    Ayrıca naz ve niyaz durumu yoktir. Başka şeyler vardır. Arzederim efenim.

  7. ekmekcikiz Says:

    Efendimiz,
    Nasıl istiyorsa öyle değerlendiriyor, keyfimin kel kahyası. Ben söylerim kendisine, bakalım kabul buyuracak mı?

  8. metin Says:

    Kahyaya selam, yola devam!

  9. ekmekcikiz Says:

    Zaman-uzam bağlamında mı ele aliciiz konuyu hocam?
    …buyurdu, bakınız.
    🙂

  10. metin Says:

    Valla beni aşan şeyler soruyor kahyamız. Ne bilem ben!

  11. ekmekcikiz Says:

    Kahya alındı!
    “bene bene” nere gitti, deyor.

  12. metin Says:

    Peki, geri gelsin: “Bene bene!”

  13. aglea Says:

    Metin Bey,

    Muhteşemsiniz!

    Tabii ki, illa ki önce yazıya, sonra başa dönüp yeniden yazıya mı, yoksa seçtiğiniz şarkıya mı hayran olayım bilemedim. Bir de şu kadına imrenmek var tabii. Böyle duyuma sahip bir adamın “geniş zamanı” olmak nasıl armağandır da, nasıl haketmiştir bunu bu kadın. Adamın kelimelerini, gizli öznesi olmayı, omuza teşekkür olup konan öpücüğünü…

    Ben Cohen’siz gece geçirmem Metin Bey. Aksi halde belki yine de uyuyabilirim. Ama denemedim. Bu “best”lerden 5-6’sı her gecemin bir çeşit ritüelidir. Bu şarkı da onlardan…

  14. Talisman Says:

    Geniş zamanı geçmiş zaman okumuşum iyi mi? 🙂
    Bir de kadın niye bozulmadı diye düşünüyorum.

  15. metin Says:

    Hoşgeldiniz Aglea. Ne güzel bir hoşgelmek bu!

    Muhteşemlik üstüme bol gelir efenim. Ne haddime.

    Ben de gıpta ettim o kadına şimdi. Valla öyle!

  16. metin Says:

    Olur öyle bazen sevgili Talisman Hanım. İnsanlık halidir.

  17. ekmekcikiz Says:

    Amanın Aglea Hanım blogsuz kalmaya dayanamamış ve şeref vermişler.
    🙂
    Metin Bey, mil pardone!
    Kendilerini görünce sevince garkoldum da…

  18. ekmekcikiz Says:

    Agleacığım,
    Yazdıkların aynen aklımdan geçmişti de kahyaya söz geçirememiştim.

    Metin Bey,
    Yanlış yazmışım di mi? “mille” mi olacaktı?

  19. metin Says:

    Efenim öyle bedava ders olmaz! Burada meteliğe kurşun atıyoz zaten.

  20. ekmekcikiz Says:

    Ekmek yapsam?

  21. metin Says:

    Sadun Aren hocanın kitabında ona “trampa ekonomisi” mi deniyordu ne! Ekmeğinizi havada karada kaparım emme yine de olmaz, red.

  22. ekmekcikiz Says:

    Ağzımdan aldınız, trampa diyecektim ben de. Demedim, siz demiş oldunuz.
    Bu arada sordum öğrendim, mille pardons olacakmış.
    Ekmek mi demiştiniz?

  23. metin Says:

    Son soru biraz hınzırlık olsun diye mi tekrarlandı efenim?

  24. aglea Says:

    Ekmekçikızcım, çok özledim n’apıyım:)

  25. ekmekcikiz Says:

    Metin beycim,
    Hı hı! 🙂
    Nasıl bir ekmek, mesela?

    Agleacım,
    Ohh, iyi olmuş!
    Özledik. 🙂

  26. JoA Says:

    cohen delisi olduğumu bilirsiniz sanırım. ama bu şarkıdaki vaatler beni biraz ürpertir hep. vaatlerden yıldığımızdan olsa gerek. yine de çok güzel. gerçek olamayacak kadar güzel denen şey aynen bu olsa gerek.

    maharet adamda gibi geliyor bana ama, siz bilirsiniz en doğrusunu.

  27. metin Says:

    Ekmekçikız Hanım (yav size hep Hafif Abi’nin buyurduğu gibi Çavdar Teyzem diyesim geliyor!),

    Şu bizim Hafif Abi bir bilmece sormuş gene, dayanamayıp. Biliyorum, bilmece sevmezsiniz siz pek, yine de uğraşmaya değer. Hediye var işin ucunda. Bulursanız karşılıklı hediyeleşiriz, ne dersiniz?

  28. metin Says:

    Ecem JoA,

    Biliyorum. Gerçek olamayacak kadar güzel olan şeyler güzeldir de, gerçek olabilecek kadar gerçek olan şeyler de güzeldir ama, di mi!

    Maharet kimde, karar veremedim bi türlü bu arada. Sanırsam kadında. Tabii bunu bir erkek olarak söylediğime göre, azıcık kayırma, torpil olcek!

  29. JoA Says:

    metin beyciğim, haklısınız tabii, gerçek olanlar da güzeldir. çok güzeldir hemi de.

    şimdi bu adam noktayı koymuyorsa ve de o kadaaaaar ışık yılı gerektiren bir yolu dar zamanda aşırtıp da o öpücüğü konduruveriyorsa, maharet adamda diye ısrar ederim ben, kimse kusura bakmasın.

  30. zihni Says:

    (ben de hiçkimseden biriyim:)/aradabir

    rica ederim joa,
    ben tersini düşündüm:
    maharet kadında. “tekeden teleme çalabilmek her güzelin”
    harcı olamaz.

  31. JoA Says:

    amanın zihni bey, pek utandım şimdi. öyle bir “kimse”yi kastetmemiştim tabii de, ıyykk. acaba siyasiler gibi “maksadını aşan bir ifade olmuş” mu desem. hay bin kunduz, elim ayağıma dolaştı. en iyisi büyüklük gösterip kusuruma bakmadığınız için teşekkür edeyim.

    adamın noktasız cümle kurma kapasitesi karşısında kadının soğukkanlılığı, bilumum noktalamaları ve bayan rotenmayer tarzı, benim gözümde adamı mahir kıldı. (gözümün nuru metin bey, baltayı taşa vuruyor da olabilirim şu anda, siz de bağışlayın. ay aman of, ne zor işler bunlar!) ama bence tabii, diyerek boyun bükeyim.

    bu arada sayenizde iki şey öğrendim:
    1. tekeden teleme çalmak: güya keçilerle, tekelerle haşır neşir bir yöreden geliyorum ama keçilerin görünüşlerine ve güçlerine hayran olmak dışında hiçbir şeylerini sevmiyorum. ama deyim çok hoşmuş, teşekkürler.
    2. ilk yorumumda metin bey’e “en doğrusunu siz bilirsiniz” dedikten sonra “bana ne, ben biliyom, kimse kusura bakmasın” noktasına nasıl geldiğimi bilmiyorum, hatırlamıyorum. tutarsızlığımla tutunuz beni lütfen:)

  32. zihni Says:

    joa beni ciddiye aldığın için sağol:)

    noktalamasız cümle neden olmasın. önemli olan o dilin alfabesini bilmek.
    öyle alfabeler sadece iki kişiliktir. üçüncülere (bizlere) yorum çabası kalır.

  33. JoA Says:

    aman efendim, rica ederim, iyice utanıyorum.
    tabii, noktalamasız cümle neden olmasın zihni bey? ama kadın noktalamaları can yakmak için kullanıyor gibi geldi bana. yine de alfabe öyleyse öyle, ne diyeyim:)

  34. zihni Says:

    “ama kadın noktalamaları can yakmak için kullanıyor gibi geldi bana”
    diyorsun(uz).

    “evet can yakmak” bütün mesele bu. yani “yakmak”.
    bu “iki kişilik”lerin “yanmadan” olanı var mı ki?
    hem adam kadının omzuna bir öpücük kondurmuş ya, ilk raundun noktası diyebilir miyiz ona?
    bence öyle. bir de Metin Bey’imize danışalım:

  35. JoA Says:

    yanmaya evet, can yakmaya hayır! adam öpücüğü kondurmuş da kadın bunu hissetmiş mi bilmiyoruz ki. raund raund değil mi bu işler? haklısınız. sayıyla ya da nakavtla…

    metin bey, karıştık burada, çözünüz lütfen. imdaaakkk:)

  36. zihni Says:

    kadının hissetmesi önemli değil diyor Nazım Usta.
    adam elmayı seviyor diye elmanın da adamı sevmesi şart mı?

    haklısın iyice arap saçı oldu:) biz Metin Bey’in dediklerine değil de henüz demediklerine bakalım.

  37. zihni Says:

    Nazım Usta bu idi

  38. JoA Says:

    doğru, elmanın da adamı sevmesi şart değil. ama o durumda elma adama “beni oradan değil, buradan ısır”, “çekirdeklerimi yutma”, “beni yıkamadın daha” demeye hakkı var mı? hissetmiyorsa da karışmasın bari.

    metin bey bunları okuyunca beni çalı süpürgesiyle kovacak sanırım. yerden yere vurmadığım kaldı kadını :S

  39. zihni Says:

    Metin Bey elinde “çalı süpürgesi” değil, gül demeti taşır, bilirim:)

  40. JoA Says:

    yine haklısınız:) (ya da kır çiçennnkkkleri)

  41. zihni Says:

    hak verdiğiniz için sağolunuz efendim (yine)
    ama,

    “çiçennnkkkleri”

    “çelenkleri” çağrıştırdı bir anda. aman ha, şeytan doldurur:))

  42. metin Says:

    İlahi! İkiniz de çok hoşsunuz, ne diyeyim! Ben blogistanı niye seviyorum, işte bu yüzden.

    Benim fani vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, fakat dediklerim demediklerimin yanında samanlıkta iğne kadar kalacaktır.

    Kader utansın.

    Bu arada, ikiniz meseleyi gayet ustaca dallandırıp budaklandırmışsınız elbirliğiyle. Benim katkı payıma gerenk yoktur der, tekkeme çekilirim.

  43. LaL Says:

    Hep böyle olur zaten, zaman dardır , zaman dardır, ah zaman dar…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: