YERALTINDAN NOTLAR (2)

hey tanrım, eğer herhangi bir nedenle doğa yasalarıyle iki kere ikinin dört ettiği benim hoşuma gitmiyorsa, bana ne bu yasalardan, bu matematikten? kuşkusuz, duvarı delebilecek gücüm olmasa, mutlaka deleceğim diye üstelemem; ama önümde yıkmağa gücümün yeteceği bir taş duvarın bulunmasına da razı olamam doğrusu.

(…) tüm güçlükleri, tüm taş duvarları görüp anlamak, eğer bu güçlüklere ve taş duvarlara boyun eğmekten iğreniyorsanız onlara boyun eğmemek çok daha iyidir.*

diyelim ki, günün birinde gerçekten tüm istek ve kaprislerimizin formülü bulunuverse. daha doğrusu isteklerimizin neye bağlı olduğu, hangi yasalara göre oluştuğu, nasıl geliştiği, türlü durumlarda ne gibi yönler aldığı üzerinde kesin matematik formüller ortaya çıkarılsa… o zaman, işte o zaman insanlar belki de tüm isteklerinden vazgeçeceklerdir. hem de muhakkak vazgeçeceklerdir. bir cetvele bakarak istemenin ne zevki kalır ki?**

acaba kolay elde edilmiş bir mutluluk mu, yoksa insanı yücelten bir acı mı daha iyidir? evet, hangisi daha iyidir?***

(*) dostoyevski, “yeraltından notlar”, çev: ahmet ekeş, cem yayınevi, 1973, s. 18.****
(**) a.g.e., s. 32.
(***) a.g.e., s. 162.
(****) ilk yazı şuradadır.
(*****) müzikler, sırasıyla: mozart, “al sahara”, “al sahm al taéh”, “al maghfera”, mozart in egypt 2.******

(******) mozart… mısır… dostoyevski… ne iş? mozart’ın müzikal dünyasıyla dostoyevski evreni birbirine uyar mı? ya nil’in sularına karışan arabi nağmeler? diğer birçok yazımda yaptığım gibi burada da rastgele müzik yamıyor değilim yazıya elbet. bu tuhaf üçgenin kendimce basit ve mazur görülebilecek bir gerekçesi var, o da şu: mozart amcamız mısır seyahatinde başkalaşıma uğramış belli ki ve bu durumda batı tonalitesiyle doğunun biraz belki hüzün ana eksenli diyebileceğimiz makamsallığı birleşince rus steplerine hoş bir müzikal arkaplan oluşmuş oluyor naçiz kanaatimce. dosto amcamın ruhu beni aforoz eder mi bilmiyorum artık. ben kendimde miyim be güzel amcam!*******

(*******) aranızda bugün yazdığım diğer yazıyı (“salon 1”) okumamış olanlarınız varsa fakire ayıp etmiş durumdadır kendileri şu an itibariyle. ilk kim okuduysa o yazıyı, çift kişilik sinema bileti bendendir.

Reklamlar

10 Yanıt to “YERALTINDAN NOTLAR (2)”

  1. Furkan Says:

    Tahrik edici başlıklar bunlar efendim.

  2. metin Says:

    Heh heh! E olunus o zaman canım efendim!

  3. Furkan Says:

    Mozart değil de…
    Beethoven mi daha iyi olurdu? Dostoyevski-Mozart, hmm. Bir şişkinlik yarattı bende ama sebebini çözemedim tam.

  4. Penti Mento Says:

    Vallahi düşündüm düşündüm, “Klasik Batı Müziği’nin Dosto’su kimdir?” diye, hiçbirini -yani, tabi, bildiklerim arasından- tam yakıştıramadım; ama “kim değildir?” diye sorsalardı herhalde çat diye ilk söyleyeceğim adam Mozart olurdu. Bukowski “klasik müzik ve ben” adlı şiirinde şöyle diyor:


    Mozart yalnızca
    kendimi iyi hissettiğimde,
    ki nadirdi.

    Bu kendinden memnun saray hoppası, çoğunlukla neşeli, dikkatli, ölçülü, sürprizsiz hafif müziğin sahibiyle, tabir caizse “karanlıklar prensi” Dosto’yu bir arada, ben de düşünemiyorum işte.
    Mahler, belki?

  5. metin Says:

    Yahu dostlar, tabii ki Mozart olamazdı… Ama farkında olmalısınız ki buradaki de Mozart değil zaten…

  6. metin Says:

    Atlamışsınız birşeyi burada! Heh heh!

    Bu arada, hoşgeldiniz Penti Mento…

  7. Furkan Says:

    Yazıyı okurken Mozart kelimesini gözüme ilişmiş ya, gayrısı beni ilgilendirmez. Müzikleri dinlemediğim belli olmuş olabilir ama bu yazının bir yerlerinde Mozart yazıyor. Yazmıyor mu? Yalansa yalan deyin.

    Zaten siz de bir müzisyen olsaydınız da kendi eserinize “Ökkeş Maçta” gibi, “Metin Mısır’da” ismini koysaydınız mesela, komik olurdu hakikaten.

    Sonuç olarak ben buradan toparlayamayacağım. Hiç sevmem böyle benim gibi adamları, tam incelemeden konuya atlayan. Yazıklar olsun.

  8. metin Says:

    Olmasın olmasın. Yazıklar olmasın. Değerli dostumu bir anlık dikkatsizliği yüzünden harcayıvermek aklımın köşesinden bile geçmez kendi adıma. Asla!

  9. farukahmet Says:

    Enee, yanlışlıkla diğer ismimle login olmuşum, farkında değilim. Benim o ben. Şşş, kimseye söylemeyin ama, gizli o. Hatta silseniz mi acaba?

  10. metin Says:

    Valla billa kimseciklere söylemem, söz!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: