NİHAVEND SEVDA (2)

(*) hilal çalıkoğlu, “bir ateşim yanarım”, hicaz**, beste: avni anıl, güfte: ümit yaşar oğuzcan; piyano ile türk müziği esintileri.
(**) başlıkla çeliştiğine bakmayın siz.

Reklamlar

29 Yanıt to “NİHAVEND SEVDA (2)”

  1. ekmekcikiz Says:

    Siz söylemeseniz, çelişkiyi kim görecek, kim bilecek?
    Konser gibi olmuş, nefis.

  2. elektra Says:

    gece gece mest oldum. sevdadan mıdır, onu anlatan nağmeden midir? çelişki yok zannımca…

  3. peri dişli Says:

    ya metin

    bloglar sıktı

    seninkiyse ziyadesiyle

  4. metin Says:

    Haklısınız Peri Dişli. Herşeyin bir sonu vardır elbet.

  5. ekmekcikiz Says:

    Metin Bey,
    Yine bir despot gelmiş, almasaydınız keşke.

    Sıkılanlar sıkıldıkları yere niye damlarlar?
    Hadi uzayın siz en iyisi, dişli şey.

  6. metin Says:

    Peri Dişli Hanım,

    Buraya şöyle geçerken uğramadığınız anlaşılıyor sözlerinizden. Sırf meraktan soruyorum, nesi sıktı sizi burasının? Bunu bana ve başkalarına söylemekle elinize ne geçti? Sizi sıkıncaya kadar burada durmanızın mantığı neydi? Başka işiniz gücünüz yok muydu? “Para virip aldım, bedava mı sandın?” türküsü de çığırmıyordunuz üstelik… Ayrıca da goncagül rümuzunuzu bize ilk (ve son) kez bahşettiniz.

    Tabii dönmemek üzere kapıyı çarpıp çıktınızsa bu talihsiz yorumu da okumamış olacaksınız. Sağlık olsun.

  7. metin Says:

    Elektra Hanımcığım, birkaç güzel dakika armağan edebildiysem size de, sevindim doğrusu…

  8. sü nepe Says:

    Bende yazmayan okurlanrdanım. Kaç aydır böyle bu.Deprefsiv takılmak için bireribr ama her allah’ın günüde insan bunalımları oynayamazki yani. yeni bişeyler varmı diye bakıyorum hergün ama neşe yok tat yok tuz yok hep aynı şey. Evet sıktı artık yani

  9. JoA Says:

    herkes hayatında bir dönem bir şeylere takılır. mesela ben uzunca bir süre xx şarkıcıyı dinledim. sonra baktım ki artık bana hitap etmiyor şarkıları, bıraktım. ama bunun üstüne gidip de o şarkıcıya “kardeşim senden fenalık geldi, bak bırakıyorum seni dinlemeyi, haberin olsun” diye mail atmadım, mektup göndermedim, menajerini arayıp “sıktı artık” demedim. aynı şeyi karpuz için de düşünebilirsiniz. 2 ay karpuz yersiniz, bıkarsınız. ama karpuza bunu söylemezsiniz (teşbihte hata olmaz). bir yazarı beğenmezsiniz, kitapçıya gittiğinizde onun kitaplarının olduğu rafları pas geçersiniz, olur biter.

    neden blog için de bu yapılamıyor anlamıyorum doğrusu. bloglar her ne kadar okurlara açık platformlar da olsa, kişisel sayfalardır. insanların ruh halinin hesabını kimse soramaz. hele ki “sıktı artık” gibi bir ifadeyle hiç hiç soramaz. çıkarınız efendim “google reader”dan, “yer imleri”nden, “sık kullanılanlar”dan olsun bitsin.

    her konuda görüş bildirmek, can yakmayı amaçlayıp da aslında kendini ortaya atmak insan egosunun bir ürünü ne yazık ki.

    not1: her allahın günü insan bunalımda olabilir.
    not2: en karamsar yazıda bile bir renk vardır. ama renk körleri bunu göremez. kimseyi renk körü olduğu için suçlayamayız elbet ama hem renk körü hem de dil ishali olmak hoş değil.
    not3: bu yazı metin bey’i savunuyor gibi görünse de (ki böyle bir ihtiyaç yok elbette), aslında hayatımızın her alanına girmiş patavatsızlığa ve incelikten yoksunluğa bir tepkidir.
    not4: metin bey, yorumlara onay mekanizması getirmenizi önereceğim nacizane.

  10. Makber Miyarab Says:

    Ben de denedim hayatı karamsar gözlüklerden yazmayı her gün bir blog açıp. Beceremedim. Olmadı. Yaşamda grinin koyu tonları yok eğer tümden renk körü deyilseniz. İster istemez beni de mutlandıran miniminnacık da olsa bir şey çıktı. Benim çabalayıp beceremedimi bu blog her gün sergiliyor. Vallahi kolay değil.

  11. metin Says:

    Peri, Sü ve Makber Hanımefendiler,

    Buyurunuz size bedava tarafından akıl fikir:
    Buranın sol üst köşesinde üç farklı renkte düğme var. En soldaki, üstünde çarpı işareti olan kırmızı düğmeye basın. Abrakadabra! Bir daha da buranın kapısının önünden bile geçmeyiverin.

    Bu kadar basit! İlle tüfengimin namlusunun ucunun izi mi çıkması iktiza etmektedir yani? (Bu arada bir adet zincirleme tamlama örneği görmüş oldunuz. Bu da bonus olsun size.)

    Bir de yine bedava tavsiye:
    Sizler bu harikulâde performansla “Yemekteyiz” midir nedir o programa katılın. Döktürürsünüz valla. Benden söylemesi.

  12. metin Says:

    Sevgili JoA,

    Bu nevzuhur hanımefendiler nereden çıktılar bilmiyorum. Ama ya mazoşist takılıyorlar, ya da şu abuk program var ya, “Yemekteyiz” midir nedir, oraya gideceklerine yanlış otobüse binip buraya gelmişler. Bakmayın siz onlara, şeyliklerine verin.

  13. Nahide İsvan Says:

    Ayıplamak belki haddimi aşmak sayılacak sizce. Fakat sizin gibi duygusal bir insanın size eser mertebede olsun eleştiride bulunanlara bu kadar nobran davranmasını yakıştıramadım doğrusu.

  14. metin Says:

    Nahide Hanım,

    Nobran davrandığımı söylüyorsunuz. Peki, hırsızın hiç mi suçu yok sizce? Hoca Nasreddin haksız mıdır? Eleştiri dediğiniz şeye alıcı gözle bir daha bakar mısınız lütfen, gerçekten eleştiri mi, yoksa başka birşey mi? Rica edeceğim yani.

  15. metin Says:

    …ve tekrar Nahide Hanım,

    Yeni bir internet sapıklığı vak’asıyla karşıkarşıyayım galiba… Ayşenur (Makber) Hanım’la aynı kişisiniz siz. Belki de Süheyla ve Peri Dişli Hanım’la da… Bu ne demek oluyor şimdi, açıklar mısınız? Nedir derdiniz?

  16. metin Says:

    Efkâr-ı umumiye-yi Taam-ı Soğuk’a:

    Aslına bakılırsa, bu hanımefendi[ler]in söylediğini pek de yabana atmıyorum. Bazen depresifliğim tutuyor, evet. Ama buraya kimseleri silah zoruyla davet de etmiyorum, kimselere silah zoruyla da okutmuyorum bu yazımsıları. O yüzden, bu denenler bir eleştiri falan olmuş olmuyor. Yoksa benim bin küsur yazılık blog serüvenimi izlemiş olanlar eleştirilere karşı ne tutumda olduğumu çok iyi bilirler. Haddizatında en gaddar eleştiriyi yapan benimdir kendime karşı. Burada mantığı zorlayan hadise nedir, şudur: Hoşunuza gitmiyorsa okumayın kardeşim, mazoşistliğin ne alemi var yani? Sizi zorla tutan mı var?

    Lâkin, eğer efendi efendi ve gerçekten eleştirmek için eleştirseydiniz, o zaman valla billa utanıp özür bile dileyebilirdim hani, ruhunuzu kararttığım için zaman zaman!

  17. metin Says:

    …Ve insanın keyfinin içine böyle sıçılıyor işte. Burada da konuşamayacaksam nerede konuşacağım? Keyfimin kahyası mısınız, yoksa çenemin fermuarı mı? Paşa keyfiniz ne emrederse onu mu kelimelere dökeceğim? Kaç mecidiye ihsan buyuracaksınız o vakit? Peki, bak bu da fena fikir değil ha! Ajans köşelerinde üj bej kuruşa imanım sixileceğine, aranızda para toplayıp banka hesabıma yatırın, ne isterseniz onu yazayım. Hiç yüksünmem, yazarım valla billa. Ruhumu satmamın bedelini ödeyin yeter ki. Var mısınız hanımefendi[ler]?

    Gittikçe sinirleniyorum. İyisi mi keseyim.

  18. sule Says:

    kaba kağıt’taki bağlantıdan buraya gelip yorumları okuyunca dumur oldum. ne söyleyeceğimi bilemedim. şaşkınım sadece. ne ilginç insanlar var sahiden. bazi insanlarin, sadece baskalarina satasarak hayatlarina renk katabildiklerini dusunuyorum.
    siz kafanızı çok takmayın, keyfinizi de boş yere kaçırmayın derim ben yine de…

  19. metin Says:

    Sevgili Şule Hanımcığım,

    Yok yok, bir anlık sinirin ötesinde kafamı takmıyorum artık bunlara… Alıştım, alıştırdılar cebren ve hileyle de olsa… Sağolun moral verdiğiniz için, çok incesiniz.

  20. yüksek ökçe Says:

    Merhaba Metin bey,
    bu güzel parça içten bir teşekkürü hakediyor inanın. Link paylaşımı etik olmasa da ben sizden rica edeceğim, bu şarkıyı benim gibi pc sinde arşivlemek isteyenler için yapar mısınız böyle birşey? Mümkünse ve sizi yormayacaksa lütfen ve hemen:)

    Yukarıdaki tuhaf yorumları da keşke hiç yayınlamasaydınız ve kafaya takmasaydınız. Hanım ve efendi olmadığını tahmin etmekteyim ben de.

    eski bir muhipten sevgiler, saygılar

  21. metin Says:

    Aaaaa! Hoşgeldiniz. Sevindim sizi burada gördüğüme efenim.

    Bendeniz birazcık teknoloji cahiliyim üstünüze afiyet. Bunları ben kendi arşivimden sunuyorum. (Gerçi kısa bir süre önce bir bilgisayar formatlaması sırasında arşivimden geriye hemen hiçbir şey kalmadı ya, ben yılmadan yeniden oluşturuyorum işte.) Şimdi siz biliyorsanız siz, veya bilen bir dostumuz bana ne yapacağımı anlatırsa memnuniyetle yerine getiririm isteğinizi.

  22. yüksek ökçe Says:

    Ben de sevindim sesinize:) Ama lütfen kendinize DAHA iyi bakın ve olur olmaz şeylere kafayı takıp yok yere üzülmeyin buralarda.

    Şimdi ben bu parçayı sizden almaya kararlıyım ama nasıl olacağını anlatmayı umarım becerebilirim.
    upload siteleri var biliyorsunuzdur, işte onlardan herhangi birine bilgisayarınızdaki dosyayı yükleyip size verdiği linki buradan paylaşabiliyorsunuz.
    Ben şunu bir denemenizi rica ediyorum:
    http://www.yourfilehost.com/
    Olmazsa da canınız sağolsun, vermiş kadar oldunuz derim.

  23. metin Says:

    Efenim dediğinizi yaptım, oraya başarıyla yüklendi, ama adamlar beklettikçe bekletiyorlar. “Transfer tamamlandı, onay gelecek, bekleyin!” Ben anlamadım valla…

  24. metin Says:

    Onay filan gelmedi, hay Allah. Yarın bi daha deneyeyim bari…

  25. yüksek ökçe Says:

    Kısmet 🙂

  26. metin Says:

    Efenim, elimden geleni yaptım ama beceremedim. Özür dilerim.

  27. yüksek ökçe Says:

    estağfurullah, dedim ya kısmet, ben de gelir buradan dinlerim.
    sevgiler

  28. Bulent Murtezaoglu Says:

    Dosyaya soyle ulasmak denenebilir:

    [audio src="http://www.fileden.com/files/2009/4/30/2424354/birateşimyanarım.mp3" /]

  29. metin Says:

    Sağolun Bülent Beyciğim.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: