CÜMLE KAPINDAN GEÇTİM / YÜZÜNDE GÜLLER AÇTIM

diyalogos

(*) tülay german, “gözümde daim hayâl-i cânâ”, yunus’tan nazım’a.

Reklamlar

21 Yanıt to “CÜMLE KAPINDAN GEÇTİM / YÜZÜNDE GÜLLER AÇTIM”

  1. ekmekçikız Says:

    Hah haa!
    Çok hoş çizgiler. Kimin?

  2. metin Says:

    Söylemesi ayıptır benim efenim!

  3. ekmekçikız Says:

    Bu marifetinizi neden daha önce görememiştik?
    Yoksa yeni Mac’e mi borçluyuz, bunu?

  4. metin Says:

    Daha önce görmüştünüz efenim, Jazzetta’da!

  5. ekmekçikız Says:

    Hıı, hatırladım. Pasta masta bi şeyler vardı, di mi?

  6. metin Says:

    Ama tabii buradaki farklı birşey. Sonuçta fikirsel esprisi olan bir çizgi bant.

  7. ekmekçikız Says:

    En başta demiştim ya, “çok hoş çizgiler”. Evet, öyle!

  8. metin Says:

    Yok efenim, teşekkür ederim de, abartmayalım bence.

  9. metin Says:

    Yav bugün bana ne oluyor, allah allah… Başlığı da yanlış yazmışım, düzelttim şimdi…

  10. Elestirel Gunluk Says:

    Insan algisi nasil da ilginc. 23 insan, son yazdigim blog postundan sonra senin cizgileri sevimli bir cocuga (cocuklara) benzettim…

  11. metin Says:

    Sevimli bir çocuğa benzetmeniz doğal sevgili Eleştirel kardeş, son karede yüzünde güller açan kadın da zaten sevimli bir kız çocuğuna benzemiyor mu sizce? Dolayısıyla, yorumunuz beni çok sevindirdi bir yandan da…

  12. metin Says:

    Fakat başlıkta yaptığım hataya çok üzüldüm ve kendime çok sinirlendim. İki gündür hata üstüne hata yapıyorum, bu nedir yahu!

  13. metin Says:

    Bak görüyor musunuz, üçüncü kareyi de unutmuşum jpeg yaparken, hey ulu manitu!

  14. ekmekçikız Says:

    Uğraşmayınnn.
    Bırakın dağınık kalsın.
    Böyle de iyi.

  15. metin Says:

    Ama başlık yanlıştı, düzeltmem şarttı efenim!

  16. fb Says:

    İsa nefesli oldu bahar kokularıyla saba rüzgârı bu gece,
    Gül bahçesi, sevgiliyle Hıta ülkesini andırdı bu gece

    O gül yanaklı, çimende sabah şarabı içmedi de
    Bu nergis neden böyle sarhoş, gözleri kapalı bu gece.

    Fesleğenler süslendi yeşil bahçeler bezendi
    Besbelli sevgiliden haber geldi bağa bu gece.

    Gönül okşayıcı ve iç açıcı göründü her şey,
    Gönül, zamandan muradını aldı bu gece.

    Ahmedî
    (gazelimiz günümüz türkçesi…)

  17. çuvaldız Says:

    1.
    kavuşamazsın, ışk olur.*/**
    2.
    kavuşursun, ışık olur.
    şık olur!
    ——
    a. her söz suskudur. susku olmayan söz yoktur; suskuyla sözü ayıran, yalnızca dozdur.
    b. her susku sözdür. söz olmayan susku yoktur; sözle suskuyu ayıran, yalnızca dozdur.*
    söz muhteşem bir susku gösterimi,susku sözün kristalize hali

    bu çizimleri gördüğümde neden bilmem bu satırlarınızı hatırladım ..çizgi söz müdür suslu mudur bilemedim..ama son resimdeki tebessümle ben de gülümsedim..

    insanın sevdiğinin yüzündeki tebessüm olabilmesi için hangi duygu ile yüreğine çöreklenmesi lazım?

  18. metin Says:

    Aaa! Bir eski dost daha! Ne güzel… Ve her zamanki gibi ne kadar incelikli bir dikkat, nasıl duyarlı bir algı kapasitesi… Valla hayranınızım Çuvaldız Hanımcığım.

    Offf! Sondaki soru cümleniz müthiş… Engel olun bana lütfen, şimdi bu cümleniz üzerine öyle uzun uzun konuşabilirim ki… Ama ne gerek var konuşmama zaten; bu çok güzel soru cümlesi, içinde cevabını da sayfa sayfa barındıran hakiki sorulardan işte…

  19. metin Says:

    Fb, teşekkür ediyorum katkınıza yine…

  20. çuvaldız Says:

    Metin bey,
    Yazıklarınıza fazlası ile mukabele etmek isterdim ama maalesef düşünce ve duygularımı yazıya aktarabilmekte sizin gibi mahir değilim.:-(

    O soru cümlesini çağrıştıran da yine sizin yazı başlığınız ; “yüzünde güller açtım”

    Kafka,Milena’nın odasındaki bir giysi dolabıyla kendisi arasında bir benzerlik kurmuştu. Milena’yı sarıp sarmalayan, ona yakışan,ısıtan, güzelleştiren Milena’nın dokunduğu,sevdiği,ihtiyaç duyduğu kıyafetleri içinde muhafaza eden,Kafka’nın olmak istediği, kıskandığı bir dolap.:-) Hoş,Kafka,Milena’nın odasındaki ona ait,ona yakın her şey olmak istemişti ama bir tek üzerine geçirdiği kıyafetlerinin içinde durduğu bir giysi dolabı için ona “ya o ya ben dersem!”diye yazmıştı.

    Bir kelimenin,bir görüntü,bir sesin bir rengin,bir kokunun …insan zihninde yaptığı çağrışımlar denizde taş sektirmenin ardında bıraktığı izlere benziyor.Taş fırladıktan sonra kaç kez suya değeceğini,oluşan dalgaların ne kadar büyüyüp yayılacağını,hangi birinin peşinden takılıp gideceğinizi,hangi sekmede yada halkada kaybolacağınız ise tam bir muamma.

    “Cümle kapından geçtim” cümleniz de ayrı bir deniz;Kafka,Milena’nın gönül kapısından mektuplarındaki cümle’ler ile geçiyordu.

    Velhasıl,her bir insan bir cümle kapısı, onu nasıl çaldığınız,hangi çalana açılacağı, ya da siz daha çalmadan açılıp açılmayacağı……ben burada kesiyorum ve lütfen siz uzun uzun konuşmaya,sayfa sayfa hakiki dediğiniz soruları barındıran yazılar kaleme almaya yada bu başlıktaki gibi çizimler yapmaya devam edin.Size bu konuda engel olunmasını da lütfen talep etmeyin.Ben bu ricanızı yerine getiremeyeceğim,kusura bakmayın. 🙂

  21. metin Says:

    Çuvaldız Hanım,

    Size gerçekten çok ama çok teşekkür ederim. Yorumlarınız zenginleştiriyor demeye çalıştıklarımı. Lâkin, ilk paragrafınızdan dolayı kendinizden özür dilemeniz gerekiyor, onu söyleyeyim yani.

    Şimdilik diyeceğim budur efenim. Bilâhare devam ederim edebildiğimce.

    Saygılar.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: