[K]ATIK! (VE SAİR OBJELER)

altı deliğiniz var. delikdeşik derinizi saymazsak.

dünyayı yedi atığınızla kirletiyorsunuz. gözyaşınızın nafileliği, terinizin beyhudeliği, nefesinizin hiçliği, sperminizin (/neminizin) küstahlığı, osuruğunuzun nağmesi, sidiğinizin bozgunculuğu, bokunuzun boncuğuyla.

eşya düzüyor, yığıyor, biriktiriyor, yıpratıyor, atıyorsunuz. eşyanın umrunda mısınız? o sizi görmüyor bile, siz onu çoğalttıkça o sizi eskitiyor. zamanın izini yakalamaya, adımlarını durdurmaya çabalamanın trajik bir delili o. zavallısınız siz. eşyanız ne de gözalıcı öyle! geçmişinizden alıkoymaz, bugününüze sıkı sıkı bağlar, yarınınıza koşmanıza ayak bağı olur. voilà! oh lâ lâ!

kapatın deliklerinizi, neme lazım. yaşadığınızı unutur, avunursunuz belki. yaşadığını sanmak için gerekli o delikler. derinizin gözeneklerini umursamazlıkla tıkayın, neyi umursadığınızı bilmek için önce bir boğulma, havasız kalma temrini yapın. atık koleksiyonunuzu heba edin. bütün bunları ben mi söyleyeceğim ille?

günün şarkısı: and in her eyes you see nothing. no sign of love behind the tears, cried for no one.

ilk atığınız kalsın yerinde. atmayın.

Reklamlar

40 Yanıt to “[K]ATIK! (VE SAİR OBJELER)”

  1. metin Says:

    Ben öyle yaptım mesela.

  2. tavsan Says:

    Hayir, ben boyle dusunmeyi reddediyorum. Genel olarak kotucul bakmayi, dunyanin salt karanlik ve kotu tarafini gormeyi reddediyorum. Gerci bilemedim simdi, belki ben de dunyanin karanlik tarafini cabucak unutan, genelde yok sayan bir baska ucta yer aliyor olabilirim ama kor degilim gene de.
    Deliklerim benim. Yasiyorum. Varim.
    Esya biriktirmek de evet zamani durdurmaya calismak olabiliyor bazen ama dolu dolu yasadigimiz surece esya biriktirmek ani biriktirmek haline donusebiliyor. Yasami uyusturup esyaya yonelenlerse belki kurtulusu Fight Club’vari bir donusumde bulacaklardir; belki sabirla dibe inmelerini beklersek beklenmedik bir kurtulus yolu bulurlar.
    Yok di mi, bu romantik oldu biraz. Buyuk firmalara karsi savasan Don Kisot’larin Don Kisotluktan vazgecip umudu baska yerde aramalari gibi oldu. Ama sizin yaziniz da biraz Don Kisotluktan vazgecip lanet okumakmis gibi geldi bana.
    Ben ya hic baslamadim ya da hic vazgecmeyecegim.

  3. Obli Vious Says:

    bir cicekle yaz gelmez.

    bunu bilen eskilerimiz ‘kabz-i mal’ ismiyle bilenen bir makam ihdas etmislerdi ve bu daha buyuk olcekte atiklarin onune gecmekle gorevliydi.

    fakat, zaman degisti, ‘birakiniz gecsinler’ diyenler galebe caldi ve rahatladik.

    ve degisti dunya.

  4. metin Says:

    Sevgili Tavşan Hanım,

    Provokatif bir yazıydı, amacına ulaşmış demek ki! Heh heh! Ben de sizin gibi düşünebilirim, çoğu zaman da sizin gibi düşünüyorum zaten.

    Ne kadar teşekkür etsem azdır tepki verdiğiniz için. Sağolun, varolun, hep olun.

  5. metin Says:

    Obli Bey,

    “Bırakınız geçsinler, bırakınız sıçsınlar” demekle kalmam kendi adıma; devamı da var, olmalı: “Sıçmayı bilen temizlemeyi de bilmeli.”

    Yine ayaküstü bir cevap oldu. Olsun.

  6. metin Says:

    Ve yine Tavşan Hanım,

    Yazının bir amacı provokasyon yapmak idiyse de, başka bir okuma da mümkündü aslında ve o başka okumanın mümkünatının ipucu son üç satırdaydı.

    Sanırım alternatif okuma imkanı güme gitti.

  7. Obli Vious Says:

    Metin bey,

    Muhendis kafasinin filozof takilamayacagi bir realite olarak onumuze konulmus ise de, ‘entropy’ kavramini tamamen gozardi edemiyorum.

    Buradan da, ‘temizlenme’nin mumkun, ‘temizleme’nin imkansiz oldugu ortaya cikiyor..

    Sunu demek istiyorum: Su ile, mesela, temizlenmek mumkudur, ama artik kir suya gemistir sadece… Yani, her ‘temizlenme’de, kir sadece el degistirir, ortadan kalkmaz.

  8. metin Says:

    Obli Bey,

    “Muhendis kafasinin filozof takilamayacagi bir realite olarak onumuze konulmus ise de,”

    Estağfurullah efenim, serzenişinize sebep olan sözlerim (bilmeyenler için not: Jazzetta’daki) yanlış yerlere varmış demek ki…

    “‘entropy’ kavramini tamamen gozardi edemiyorum.
    Buradan da, ‘temizlenme’nin mumkun, ‘temizleme’nin imkansiz oldugu ortaya cikiyor..
    Sunu demek istiyorum: Su ile, mesela, temizlenmek mumkudur, ama artik kir suya gemistir sadece… Yani, her ‘temizlenme’de, kir sadece el degistirir, ortadan kalkmaz.”

    Tamamıyla haklısınız. Ne desem boş.

  9. tavsan Says:

    Hmm o alternatif okumali son 3 satirdaki gosterilen yolu gordum ben ama o atmayacagimiz guzel seyin huznu agir basti yazinin geri kalaniyla birlesince ve o yuzden yazdim bir onceki yazdiklarimi.
    Bir de entropy uzerine iki kelam etmek istiyorum (madem muhendislik ve felsefeden dem vuruldu hem fizik hem felsefe okumus olmanin kelam hakki tanidigina inandim): evrenimiz kapali sistem olarak alirsak ve kapali sistemler icin entropi genel duzeyde her zaman artari kabul ediyorsak eger, o zaman yasam kacinilmaz bir entropi arttiricidir.

  10. Bahtsız Marla Says:

    Bir an Tyler Durden konuşuyo sandım. (O değil, Gregor görse Metin hala sana yazıyo diyecek)

    (Fight Club replikleriyle akraba bir yazı bu, seyretmediyseniz seyrediniz lüffen)

  11. metin Says:

    Tavşan Hanım,

    Yazdığınız iyi oldu. Tekrar teşekkür ederim.

    “yasam kacinilmaz bir entropi arttiricidir.”

    Değilse hayata gerek de olmazdı belki. (Ben bi koşu gidip ontoloji tahsil edeyim!)

  12. metin Says:

    Bahtsız Marla Hanım,

    Yaw yorumlarınızla şu bendenizi bahtiyar ediyorsunuz! Dünya, hayat, bizler birer mes’eleyiz ve bu mes’elelere barnak basmak (parmaklamak olarak da okunabilür!) işiyle iştigal eylediğimde buna alakasız kalmayan yoldaşlar görmek bahtiyarlık için birebir!

  13. metin Says:

    Umuma not:

    Alzheimer Bey’in hayaleti mi görünmeye başladı gözüme, nedir! Bir süredir okuduğum kitapların da, seyrettiğim filmlerin de içeriğini unutmaya başladım. Hem de tümden, sanki hiç okumamışım, hiç görmemişim gibi. Bir süre sonra “Jazzetta mı? O da ne ki? Soğuk Yemek mi? Kim soğutmuş?” dersem şaşırmayınıs. Dövüş Kulübü’nü seyretMEmiş olmam imkansız! Ama tek kelime hatırlamıyorum repliklerden filan! Hafıza güçlendiren bi bitki vardı, dur bakiym, neydi neydi… heh, hatırladım: yaban mersini. Nerede satılır bu meret aceba?

  14. Bahtiyar Bahtsız Marla Says:

    Bilmukabele efenim. (Lüffen filmi arada kaynatmayınız.)

  15. tavsan Says:

    Metin Bey tesekkur edecektim demin guzel sozleriniz icin, ne diyecegimi bilemedigim icin yazmamistim. Sonra dusunurken aklima geldi; benim burada dusuncelerimi rahat ifade edebilmemin nedeni sizin saygili ve farkli goruslere acik yaklasiminiz sanirim. Bir de tabii yazi dilinin, dusuncelerin provokatifligi:) Ben de size tesekkur ederim bu baglamda.

  16. ekmekcikiz Says:

    Değerli filozof ve mühendizlerimizden reca etsem de “entropy” nedir, ben gibi bilmeyenlere açıklasalar, mümkin mi aceba?
    Şakaya vurdum, ama bilmiyorum sahiden.

    Metin Bey,
    Filmi unuttuysanız, kitabı var. Onu okuyabilirsiniz.
    Bir de yaban mersini kurusunu Malatya Pazarında bulabilirsiniz.
    Malatya Pazarı’nı nerede bulabilirim demeyin.:)

  17. Obli Vious Says:

    Ekmekcikiz hanim,

    Ah.. bir yarama parmak bastiniz..

    ‘Entropy’ dedigimiz seyi bir omurdur ben anlamis degilim ki size anlatayim 😛

    Walla.. okulkda en gicik oldugum ders termodinamikti. Bilhassa da, ‘enthalpy’ ve ‘entropi’ isimli kavramlar yuzunden lanet olasi dersten nefret ederdim. Simdi de oyle.

    Neyse.

    Entropi –ne menem bir sey ise– surekli artar. Evrende surekli artan seydir entropi. Kimisine gore ‘randomness’ (rastgelelik), kimisine gore de ‘decay’ (curume), baskalarina gore de baska bilmem ne bela..

    Ve, zaman icinde sadece termodinamik isimli lanet seyde kalmamis, astrofizikten tutun sosyal bilimlere kadar bir sekilde sirayet etmis bir kavramdir.

    Genel olarak, muhatabinizin da sizin/benim gibi bunun ne anlama geldigini bilmeyecediginden emin oldugunuz [*] ortamlarda rahatca kullanabileceginiz bir kelimedir. [Tipki ‘skolastik epistomolji’ ya da ‘psychedelic symmetry’ filan gibi..]

    Daha fazla bilgi icin: http://en.wikipedia.org/wiki/Entropy

    Onca senedir unutmaga calistigim seyleri hatirlatarak kimin intikamini benden almak isteyebilirsiniz bilmiyorum; ama, lutfen bana ‘enthalpy’nin ne oldugunu sormayiniz. 😛

    [* Lafa ozellikle, ‘bildiginiz uzere’ filan diye baslarsiniz. Bu durumda, kimse cikip size ‘entropi’ nedir filan diye sorup cehaletinin ortaya cikmasina yolacmak istemez. Her ikiniz de, ucuncu sahislar nezdinde ‘vay be, ne bicim bilgin insanlar bunlar’ mertebesine terfi etmis olursunuz. Yani, karsilikli verilen bir rusvettir bu ayni zamanda.]

  18. ekmekcikiz Says:

    Obli Vious Bey,
    Özellikle asteriksli son paragraftaki açıklamanıza bayıldım. Durumu çok net ortaya koymuşsunuz. Neyse ki, zaman içinde anlamadığım bişey olursa cehalet suçlamasından çekinmeyip sormayı (kısmen) (!) öğrendim.
    Elektronik ortamda yazışırken, yabancı bir kavramın, kelimenin anlamına ulaşması gayet kolay. Yine de söyleyenin kastettiğinin ne olduğunu anlamak her zaman kolay olmuyor.
    Merak etmeyin, “enthalpy”in ne olduğunu sormayacağım. Anlayamayacağım bir kavram olsa gerek.:)

  19. Obli Vious Says:

    Ekmekcikiz hanim,

    Neyse ki, zaman içinde anlamadığım bişey olursa cehalet suçlamasından çekinmeyip sormayı (kısmen) (!) öğrendim.

    Evet. Boyle oyunbozanlarin cikma ihtimali cogaldi son zamanlarda.

    Eskiden oyle degildi; buyukler konusur, kucukler de anlamis gibi yapardi.

    Terbiye de o idi.

    Zemane cook degisti, cok.

    😛

  20. ekmekcikiz Says:

    Zamane demek!
    :))

  21. metin Says:

    Tavşan Hanım,

    “farkli goruslere acik yaklasiminiz”

    Evet, buna çok önem ve değer veriyorum.

  22. metin Says:

    Bahtsız Marla Hanım,

    “(Lüffen filmi arada kaynatmayınız.)”

    Yok, bulup buluşturup bi daha seyredeceğim. Kitabını da alıp okuyacağım, okumamıştım.

  23. metin Says:

    Ekmekçikız Hanım,

    “Filmi unuttuysanız, kitabı var. Onu okuyabilirsiniz.
    Bir de yaban mersini kurusunu Malatya Pazarında bulabilirsiniz.
    Malatya Pazarı’nı nerede bulabilirim demeyin.”

    Teşekkür ederim efenim, değerli bilgileriniz için.
    1. Alıp okuyacağım.
    2. Arayıp bulacağım.
    3. Malatya Pazarı neredeydi?

  24. ekmekçikız Says:

    🙂
    Malatya Pazarı’nın ilk ve en büyük mağazası Mısır Çarşısı’nda.
    Son zamanlarda örneğin İstiklal ve Bağdat Cad.lerinde açılmış mağazalarını görüyorum. Adres almak için web sayfasını aradım, ancak açamadım. http://www.malatyapazari.com.tr Belki geçici bir durumdur.

    Bir de bulmaca çözmek, sudoku yapmak hafızaya iyi gelir, diyorlar.
    🙂

  25. metin Says:

    Ekmekçikız Hanım,

    Mısır Çarşısı’na kimbilir kaç kez gitmişimdir, demek ki Malatya Pazarı’na da girmişimdir. Sağolun bilgi için.

    Bulmaca çözmeyi severdim, hatta bununla yetinmeyip bulmaca da üretirdim eskiden. Sudoku birara takıntı oldu bende, sonra tekniğinde ilerleyince bıraktım, tat vermez oldu. Belleğim epeyce zayıfladı, ne halt etsem bilmiyorum açıkçası. Sanırım öncelikle yoğun stresle başedebilmeyi öğrenmek gerek.

  26. kırmızı şarap Says:

    metin bey gibi erkekleri okuyunca, ne şanslı kadınlar var ki dünyada, böyle adamlarla tüm hayatı paylaşıyorlar diye hayıflanmadan edemiyor insan.eşiniz hanfendiye atfen yazılarınızı jazzetta arşivinde taramaktayım metin bey, sırf eşime okutmak için.haberiniz olsun:)

  27. metin Says:

    Efenim şans orada değil diye düşünmekteyim. Hatta belki de şanssızlık oradadır kimbilir. Hayatı paylaşmak çok zordur. Metafizik, izafiyet ve belirsizlik yüklü bir kavram olan “iyilik” yetmez. Yazmak da yetmez. Okumak da yetmez. Vesselam.

  28. kırmızı şarap Says:

    eşime takıldığımda, aslında şu cevabı verdi; “adam niye karısının yanında değil de, sanal alemde o halde”. ben bu açıdan pek bakmamıştım aslını isterseniz.yani eşim sizin kadar romantik, hisli yazılar yazsa, biraz daha naif olsa diye hayıflanırken, belki burada yazılanlardan, o çok şanslı sandığım imrendiğim kadının haberi bile yoktu.keşke olsa.belki de vardır.

  29. metin Says:

    Eşiniz hiperrealist takılıyormuş. Bense o kadar romantik değilim!

  30. metin Says:

    Ayrıca işyerlerimiz farklı!!!

  31. metin Says:

    Ve yine ayrıca evli veya birisiyle beraber olduğumu nereden çıkarıyorsunuz? Belki öyleyimdir, belki değilimdir. Belki de ben hiç yokumdur bile (bkz: Matrix vs).

    Hay Allah! Boşverin bunları. Eşinizi dinleyin. O en iyisini bilir.

  32. ekmekçikız Says:

    Metin Bey,
    Haklısınız; ben de stresin her türlü akıl ve ruh sağlığı için en büyük bela olduğunu düşünüyorum.

  33. kırmızı şarap Says:

    metin bey,jazzetta’yı sıkı takip ediyorum.sizi kırdıysam özür dilerim.ben kendimce iltifat etmek istemiştim.okuyucu olarak kalmak en doğrusu olacak bundan sonra da. sevgili kızınıza sevgilerimi yollamak isterim.eşiniz hanfendiye hürmetler tabi ki. eğer kendisi burayı takip ediyorsa, lütfen kusuruma bakmasın. niyetim halisti.esen kalın.

  34. kırmızı şarap Says:

    ekmekçi kız merhaba, bana taş attığınızı mı sanmaktasınız acaba? (… )

  35. metin Says:

    Kırmızı Şarap Hanım,

    Yanlış anladınız sanırım. Kızgınlık ya da kırgınlık falan yok, neden öyle düşündünüz? Üzüldüm şimdi hakikaten. Niyetinizin halisaneliğinden en ufak şüphem olmadı, olsaydı başka türlü cevap verirdim zaten. Buna inanın lütfen.

    Yalnız Ekmekçikız Hanım’a söylediğiniz sözler gereksiz ve yanlış olmuş. Hiç alakası bile yoktu onun yorumunun sizinle. Daha yukarılara baksanız kolayca görürdünüz bunu. Kendisi yazdığınız yorumun şiddetine denk bir özrü hakediyor sanırım.

    Saygılar.

  36. kırmızı şarap Says:

    ben herkesten özür diliyorum.bir daha da tövbe billah böyle bir siteye yorum bırakmak acemiliğine düşmemeliyim.kitaplarım acımasız değiller.onlara döneyim artık.sorgusuz sualsiz bana vermekteler hergün.
    bu iş kazasından dolayı tekrar özür diliyorum.

  37. metin Says:

    Basit yanlış anlaşılmaları gözünüzde büyütmeyin derim. Olur böyle kazalar…

  38. Obli Vious Says:

    Hah ha..

    Su mukemmel erkek meselesine bir anekdotla bir katki da ben yapmaga calisayim:

    2-3 ay onceydi. Yeni tasinacagim bir ev icin mobilya filan lazim olmustu.

    En nefret ettigim angaryalarin basinda gelir bu tur seylerle ugrasmak… Oturma odasina konacak koltuk ve kanapelerin en boy yukseklik gibi seylerinden baska, bir de onlarda kullanilan sungerlerin dansite (density, yogunluk) filan gibi seyler ilgilendirir beni.

    Geri kalan her sey, renkler, ne stili olacagi vb benim radarimda hic yoktur.

    Bu yuzden, bunlarin seciminde yardimci olmalari icin tanidiklarimi ayaga kaldiririm. Sagolsunlar, bu konudaki umitsiz caresizligimi de bildikleri icin yardimci da olurlar.

    Neyse, uzatmayayim. Bunlardan bir tanesi bana bir haber ucurdu: Modoko civarinda bir yerde, benim begenecegimi dusundukleri, bir takim varmis.

    Hemen atladim gittim. Telefonla hangisi oldugunu da soylediler. Ben de, oturup sunger ve boyut testi yaptim ve fiyatini hic sormadan aldim –cunku, def-i bela misali, o isten kurtulmak istiyordum.

    Aldim da, ne aldigimi gormege geldiklerinde, yanlis seyi almis oldugum ortaya cikti.

    Geri vermek, ve yeni bir tane begenmek icin bu sefer benim refakatcim olmalari gerektigine karar verdiler. Magazaya beraber gittik.

    Magaza mudurune durumu anlattik –yani, ben hic bakmaksizin bunlari almisim; yanlis olmuslar ve degistirmek isityoruz.

    O da olur dedi, ve diger cesitlere beraber bakmaga basladik.

    Ben, yine, fiyata filan bakmiyorum. Sadece sunger ve ebat.. Renk ve diger estetik seyleri de yanimdaki hanimlara birakmisim. Cok olsa, genel bir tercih dile getiriyorum –o da, sorduklarindan dolayi ve zoraki..

    Magaza muduru –ki, o da bir hanimdi–, meger yakin zamanda bosanmis; yukari cikip birer kahve uzerinden sohbet ederken, yanimdaki hanimlara (birisi kizkardesim, digeri de onun bir arkadasi; ama mudure hanim bilmiyor tabii) donup “boyle erkek kolay bulunmaz, kiymetini bilin” demez mi? 😛

    Kendimi bilmesem, koltuklarim kabaracak..

    Demek ki, disaridan bakinca (bircok seyde oldugu uzere) oyle gorunuyormus..

  39. Obli Vious Says:

    Metin bey,

    altı deliğiniz var.

    Bunun hatali bir tadat oldugunu dusunuyorum. Yedi olmasi gerekiyor –ve, gozler de buna dahil degil.

  40. metin Says:

    Obli Bey,

    Burun deliklerini tek saydım da ondan. Gözleri delik addetmek ise doğru değil bence.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: