MOHEVİS KALO

bi zamanlar “qui vive” deyu bi yazı yazmışız burada. bülent bey’in de karadenizli olduğunu farketmemişiz, baltayı taşa vurmuşuz. cano hanım da ucundan kıyısından öyleymiş tabii kine, bi balta da öyle. neyse, ikisini de çok ama çok seviyorum bilen bilir. yine bilen bilir, kazım koyuncu’yu da. onun bir şarkısını armağan edeyim bu vesileyle cano hanım’a, bülent bey’e ve buraya teşrif buyuran herkese efenim:

Reklamlar

27 Yanıt to “MOHEVİS KALO”

  1. metin Says:

    Bülent Bey, Cano Hanım, alüüü! Elim böğrümde kaldı efenim…

  2. metin Says:

    Tabii düz Karadenizli ile lazı, gürcüyü falan ayırdetmeyi unutmamak lazım. “Laz müteaahhit” gibi lakırdıların lazlarla uzaktan yakından alakası yoktur.

  3. candan Says:

    uyyy ben sizi yirum da!

    bakmayın Metin Bey, ben baba tarafından batı karadenizli, ana tarafından da çerkesim. ama sorsanız ne olduğumu çok da önemsemem. öyle denk gelmiş. ha görünce bi yerde falan lâtife olsun diye bir iki lâf ederim. hem siz beni ne olursam olayım, yine de seversiniz di mi? heh, ben de onu diyecektim. akp’ye oy vermeniz bile size olan sevgimi bi damlacık eksiltmedi. 😀

    ofiste müzik dinleyemiyorum, ses kapalı. merâktan çatlamamı istemiyorsanız lütfen ne olduğunu söyleyin! sabah sabah yaptığınız bu jesti hiç değilse tahayyül edeyim, belki bildiğim bir parçadır ve eşlik de ederim. yalnız uyarayım; sabahları sesim artık fatih ürek kadar yumuşak değil! 😛

    bi de çok teşekkür ederim. her zamanki gibi çok nâziksiniz..

  4. metin Says:

    Efenim ben de sizin Koğu Kerinçek Bey’in izinden gidip Tengri dağına tırmanmanızı ip’lemedimdi zati! Bunu başarabilen tek kişisiniz! Heh heh!

    ***

    Parçanın adını yazdımdı yukarıda: Mohevis Kalo. Gürcüce miydi, megrelce miydi, hatırlamıyorum şu anda, araştırmaya da vaktim yok. Kazım Koyuncu seslendiriyordu, onu da yazmıştım. Dikkatinizi sınıfa vermiyorsunuz çocuğum, dışarda kuşlar mı uçuyor!

    ***

    Efenim o sizin nezaketinizdir. Ayrıca kuru teşekkür boğazdan geçmiyo, çay lazım şöyle ince bellide yane…

  5. metin Says:

    Ek:

    “hem siz beni ne olursam olayım, yine de seversiniz di mi?”

    Elbette.

  6. metin Says:

    Hele de buraya bi yazı döşenirseniz daha da severim! Nihahhahhaaaa! Oltalara geldinüz efenim!!! Ewet, bekliyürüz şahane-i harikulade makalenizi Cano Hanımcığımıs! Kapıyı Talisman Hanım açtı, eşikten atlama sırası sizde. Susmayınıs, susmazsanız sıra başkalarına da gelecek! Posta adresimi biliyürsünüz.

  7. Talisman Says:

    Of Mohevis Kalo yu da, Kazım Koyuncu yu da çoook severimm..

  8. metin Says:

    “Ben da!” dememe lüzum var midur?!

  9. metin Says:

    Muzmin Bey yine kayboldu ortalıktan, allallaaa… Olsa itiraz ederdi.

  10. candan Says:

    Metin Beyciim,
    mohevis kalo’yu ben parçanın ismi olarak değerlendirmedim. kazım koyuncu’yu gördüm canım, o kadar da değil. şımarıklıktan olabilir dalgınlığım, ama bu parçayı duymadım, bilmiyorum. akşam evde dinlerim artık. tüh, terennüm edemedim..

    şeyyy, siz benim sipâriş üzre yazdığımı gördünüz mü evvelce Metin Beyciim?! ha, şu olur; geliverir dilimin ucuna gevelemelerim, şuracıkta geveleyiveririm n’olucak. itiniz olsun! 😀

  11. Fatih Demir Says:

    Muahhahahhahha

    Candan Hanim “şımarıklıktan olabilir dalgınlığım, ama bu parçayı duymadım, bilmiyorum. akşam evde dinlerim artık. tüh, terennüm edemedim..” demis…
    Metin gaabey su Suat Bey’in lakirdisinda nasil ustume geliyorlar bir bilseniz…
    Ama yilmadim, elimden geleni ardima komadim…
    bir tek siz gelip takdir etmediniz ona uzuldum :p

    Neyse artik burda takdir edersiniz 🙂

    Not : Hacan Bulent Bey, Candan hanim icin karadenuz parcalaru calaysun da ha penum bu gafamdaki sac deguldur da nedur? ha benim basum kel midur? Siddet ilen protesto edeyrum…Bildirurum…

  12. metin Says:

    Cano Hanım,

    Ben de sipariş üzerine iş yapmayı pek sevmem ama şurada iki gram hatırımız da mı yok? Yazıklar olsun!

  13. metin Says:

    Konstantin Bey,

    Dediğiniz yere gittim, orada feci bir mahalle baskısı (!) vardı, gorkup tabanları yağladım efenim! Üzgünüm!

  14. metin Says:

    Ayrıca, sizin için de bir istek parçası çalmayacağımızı kim söyledi?

  15. Bulent Murtezaoglu Says:

    Hmm madem boyle bir kapi acildi hemen uste cikayim: oyle webden sarkiyla olacak bir is degil bu, artik buraya horon ekibi mi yollarsiniz, usulunce yapilmis muhlama mi bilemem. (Candan hanimin tersine dogusu, ama biraz benzer sekilde bizde de iki nesil evvel bir Cerkez gelin oldugu rivayet edilir. Tabii ben daha gitmedim bile oralara, o ayri.)

  16. metin Says:

    Bülent Bey,

    Ben sizin oraların yemeklerinden anlamam maalesef. İstanbul’da bu işi iyi yapan bir restoran filan varsa, ne arzu ediyorsanız derhal sipariş edip adresinize yollayayım. (Valla ciddiyim!)

  17. metin Says:

    Ek:

    Acele ediniz! İnternet yasasıyla blogların çanına ot tıkanmadan keyfimizi sürelim.

  18. Bulent Murtezaoglu Says:

    Hay Allah, ne kadar iyiymis. Baska seylere de gucenmis gibi yapayim bundan sonra bari. Oyle bir yer varsa da ben bilmeyeyim (bilen soylemesin), yari duzun pideci buldum yemeksepeti denen yerde, bir sene dibini cikarttim. Sagolun, elim degip de malzemeyi/muadilini bulursam muhlama tarifi yazarim buraya, kendinize yaparsiniz. Son tarif verdigimde bayagi gulmustunuz.

    Son muhlamayi (buna kuymak der Trabzonlular) NY’da yaptiydim, Rizeli bir lokantaciya denk gelmistim, adamin gobegine bakip ‘sunun aklina muhlama soksam kesin yapar’ demistim, sonra beraber oranin malzmesiyle tutturuncaya kadar ugrasmistik. Garsonlar bakkala gitmekten bir hal olmuslardi. Oldu sonunda da nasil becerdik bilmiyorum. Meksikali bulasikci da olmamislari yediydi.

  19. candan Says:

    Metin Beyciim,
    postacının eli yoruldu!

  20. candan Says:

    karadeniz mutfağı benim bildiğim kadarıyla pek zengin değildir. vaktiyle şuraya giderdim ayda yılda bir, daha çok para kazanırken ve yurtdışından gelen misâfirleri götürmek için farklı tatlar lazım olduğunda:

    http://www.pafuli.com.tr/index.asp

    bi de aklımdadır hep, hazır bulmuşken Bülent Bey’i, sorayım. doğrusu mıhlama mı, muhlama mıdır o yemeğin? mısırununu pek sevmememe (ne çok me var yâhu!) rağmen, o yemeği çok sevdim. damak tadıma çok uygun düşen bir lezzeti var. ama sorsanız, en son ne zaman yediğimi bile hatırlamıyorum. olsa da yesek şimdi.

  21. Bulent Murtezaoglu Says:

    Dogrusu derken? Cocuklugumdan, bizim evden bir konusma nakledeyim:

    (Trabzonlu olan rahmetli): Fesmekan peynir getirdi, bu aksam kuymak yapiyorum.

    (Rizeli olan rahmetli): Cocuklaar, duydunuz mu, muhlama varmis!

    Yani kime sordugunuza bagli ne dendigi. Nasil dendigi de. Ben muhlama diyorum. Muhlama diyen buyuklerim de ‘u’ ile derdi. Kimler mihlama der bilmiyorum.

    Gittim o Pafuli’ye ben, fena degil ama cok da hosuma gitmedi nedense. O tur yemekleri ev disinda yemeye alisik olmadigimdan midir nedir bir olmamislik varmis gibi geldi bana. Garsondan muhlama mi istenirmis?

    Karadeniz mutfagi Cerkez mutfagina gore zengin bence ama ikisinde de cesit yok pek. Birbircika (buna da pirpilcika diyen var) diye bir baharatlari var Cerkezlerin, bunun icinde tam ne vardir bilir misiniz? Yememis olana tavsiye ederim, guzel bir sey.

  22. candan Says:

    Bülent Bey,
    karadeniz mutfağı mı daha zengindir, yoksa çerkes mutfağı mı bilemeyeceğim. çünki ikisini de çok iyi bilmem. bahsettiğiniz baharatın adını ilk defâ sizden duyuyorum. sonra baktım google’dan, çemen gibi bir şey sanırım. adını bile duymadığım bir şeyin tadına bakmış da değilim tabi. ha, denk gelirse seve seve.

    ben zâten yalandan karadenizli ve çerkes sayılırım, ne âdetlerini bilirim, ne mutfaklarını. bugüne kadar gördüklerim, komşularımız sâyesinde falandır işte. bizim evde yapılan şeyler olmadı bu iki mutfantan da. ne annem herhangi bi çerkes yemeği yaptı (ki hâlâ berbat bir aşçıdır! babam da çok şikâyetçiydi, iyi ki yapmamış, yoksa durduk yere nefret edebilirdim çerkes yemeklerinden), ne babam özellikle bi karadeniz yemeği. annemin lohusalık dönemlerinde yemeği evde babam yapardı ve bayram ederdim. birinci sınıf bir aşçıydı rahmetli. demek ki karadeniz yemeklerini ya tercih etmezdi ya da sıra gelmezdi.

  23. metin Says:

    Bülent Bey,

    “Son tarif verdigimde bayagi gulmustunuz.”

    Neydi, özür dilerim, hatırlatır mısınız lütfen?

  24. Bulent Murtezaoglu Says:

    Ben de hatirlamiyorum tam Metin bey, yalniz ‘keyfi olmadiogini yazinca kullanayim, guluyor boyle seylere’ diye aklima yazmisim. Acaba davlumbazdan el mikseri sarkitmali yari-otomatik tavuk gogsu projesi olabilir mi?

  25. metin Says:

    Ah Bülent Bey ah, Muzmin Bey de olmayınca boşladınız buraları…

    Ve canım Cano Hanım! Siz gittiniz gideli de Karadeniz’de gemi filan kalmadı!

  26. candan Says:

    Metin Beyciim, metîn olunuz recâ ederim!

    hayat bizi boşladı ne edek.. adımı bile yazabildiğime şükür şu ara. buralara baktıkça içimde bi yerler burkuluyor, kıpır kıpır oluyor, sonacığıma bi yazasım falan geliyor emme oturunca geçiyor. bakın şimdi meselâ, nefesim daraldı, ne söyleyeceğimi de şaşırdım. hele siz bir iyi olun gerisi kolay. bizde lâf gani… elim dursa ağzım durmaz, can çıkmayınca da huy çıkmaz v.s.

    ıskartaya çıktık da, öğrenci kardeşlerimize kadavra hizmeti vermeden önce yazmak lâzım yeniden. heryerim yerinden oynadı, lâkin şu dilim.. eşekarıları nirde kaldı azizim?! 😛

  27. ekmekcikiz Says:

    Metin Bey,
    Baksanıza, Candan’ı bile saklandığı köşecikten çıkarmışsınız.
    Daha ne olsun?
    Hepimiz burdayız, bekliyoruz.

    Candancım,
    Selam, sana buradan.
    🙂

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: