ŞOFÖR BEY, SAĞDA İNEYİM.

ateşim düştü. ama kulaklarım duymuyor, kapalı. boğazım yanıyor, başım ağrıyor. hayatın sıkıcı mı sıkıcı, heyecandan ve ruhtan yoksun, dümdüz, kişiliksiz bir rüya gibi yaşandığı isviçre’de, bir hastanenin gayet bakımlı bir odasında, sütbeyaz çarşaflı bir yatakta uzanıyor ve her nedense işte “çıplak ve ölü”yü okuyor olmak (yazarına zamanötesinden bir selam çakarak), bir parça kaliteli çikolatayı damağında bire bin lezzet katarak mideye indirmek, itin uğursuzun hüküm sürdüğü gezegeni unutmak, az sonra da kıçından yediğin “iğne”nin acısıyla ve kaloriferin yaydığı sıcakla kendinden geçip kestirmek, düşünde gerçeğin esasında bir düş olduğunu görmek…

bugünkü istek listem. eksiklerimi siz tamamlayınız.

Reklamlar

19 Yanıt to “ŞOFÖR BEY, SAĞDA İNEYİM.”

  1. metin Says:

    Unutmuşum eklemeyi; hastayken mandalinaya aşermek, acaba bütün hastaların mı başına gelir?

  2. Banu Says:

    gerçeğin esasında bir düş olduğunu görmek için aylarca uyuyabilirim…

  3. helen Says:

    şöle buzdolabından yeni çıkmış soğuk mu soğuk mandalinalar..oyy

  4. kacakkova Says:

    gecmiş olsun metin bey……mukayyet olun efenim kendinize…..

    sevgili banu’ya ek…..ben de düşün gercek olduğunu görmemek için uyuyabilirim uzun…..uzun……epey uzun…..

  5. passive Says:

    ben uyyorum upuzun saatlerce..uyyan prenses pass deyin artık bana. 😀

  6. Banu Says:

    Hayır önce merdivenlerden sağ-salim in, sonra uyu, Passive 😀

    Düşleri gerçek yapmak için yaşamadığımızı bilişimizin adına rahatça uyuyalım.

  7. candan Says:

    siz uyurken düş mü gördüğünüzü sanıyorsunuz? o gerçeğin ta kendisi olmasın sakın..? farzı misâl dedik canım. ben uyanık olduğumu düşünmüyorum. bu yüzden sayıklama hakkımı kullanıyorum. gerçek gözle/sözle görülebilir mi?

    biraz daha uyuyacağım ve biraz daha.. ama ille de uyanacağım. o zaman söyleyebilirim size neyin ne olduğunu.

    geçmiş gitmiş olsun Metin Beyciim.. nedense ruh’tan yoksun kalmasın hiçbir şey demek istiyorum son olarak. son olarak dediğime de bakmayın siz, belli m’olur, susmam da bâzân. yalan mı? 😛 ha şimdi de yalan’a takarsınız siz.
    – aaamaaan sayıklıyor işte yine candan.

    dipnotcuk: Bağn’anımla Pass’anım bir nevi voltran oluşturmuşlar sanki. bu vesileyle thelma & louis’e bi selâm çakmak istiyorum müsaadenizle. göz var nazar var kızlar, tikaaaat! 😉 biz burada gözle yenen neleri gördük. valla bak! isterseniz Metin Bey’e sorun..

  8. Banu Says:

    ölü at noktası eyalet parkında mı son bulacağız biz de sonsuza uçuyoruz derken ,bilmiyoruz… işte gerçeğe düşmek için arabamızın hurdaya çıkması gerek ya da…

  9. passive Says:

    candananım, thelma ve louis değil de bizden olsa olsa simon and garfunkel olur be yauğğğ
    voltranlığımızda aynı aşrkıları söylemeklikten kaynaklanıyor..efenm? 🙂

  10. Talisman Says:

    Gerçek diye birşey yok ki.. Yani olmasın, çok sıkıcı..
    Ama hayaliniz çok güzel, ben de hep istemişimdir böyle senatoryum filan bir yere gideyim yeşillikler içinde bana baksınlar ama hasta da olmak istemem yani ben domuz gibi sağlıklıyken olsun bunnar.. Hehehe üç kaatçı bir konformistim farkettiniz mi? Hatta bunu yazarak hafif bir de “şapşalım ama kendimi biliyorum” havası da yarattım ki ohh tadından yenmez..

  11. metin Says:

    Taliswoman Hanım,

    Ama efenim, en azından “gerçeğin olmadığı” diye bi “gerçek” de mi yok?!

  12. metin Says:

    Helen Hanım,

    Hem mandalina hem de soğuk, aman Allahım, ne güsel! İnsanın sırf bunun için bile hasta olası gelir.

  13. metin Says:

    Sakın uyanmayınıs Prenses Pass! Uykunuz kaçar sonra ve dünya gözünüze batar rahatsız edici bir kıymık gibi. (Ben de laf söyledim torba doldurdum; sanki rahatsız etmeyici bir kılçık varmış gibi!)

  14. metin Says:

    Kaçakkova Bey,

    Sağolunuz efenim. Gerçeğin düş olduğunu görmek için uyumakla düşün gerçek olduğunu görmemek için uyumak arasındaki 7 farkı 7 saniye içinde işaret ediniz efenim.

  15. metin Says:

    Cano Hanımcığım,

    Uyurken gerçeği gördüğümü, uyanıkken de düş gördüğümü bilmediğimi mi söylemek istiyonuz öööööyle, hı? De bakayın.

  16. Suat Says:

    Abi geçmiş olsun acil şifalar.

    Abi jazzettayı dirilte vakti geldi, hadi artık..

  17. metin Says:

    Sevgili dostum Suat Bey,

    Teşekkür ederim. Jazzetta’yı dirilteceğiz de, teknik direktörcüğüm çok meşgul şu sıralar, onsuz da bi halt gelmiyo elimizden. Sevgili patroncuğum da logoyu yapacak fırsat bulursa işten güçten. Bense paniğe kapıldım, eskisi gibi olmayacak diye; çünkü gerçekten silindir geçti üstümden. Neyse bakalım, sanırım üç hafta sonra filan açacağım.

  18. Suat Says:

    Abi neden olmasın, olur, olur.

    Blogculuk değişik bir tecrübe. Bugünlerde çok düşünceliyim ben de, yorulduğumu ve sıkıldığımı hissetmeye başladım. Site yük gelmeye başladı, bırakayım diyemiyorum, çünkü bir kez dersem bir daha dönmem. Bu da ileride bana sıkıntı/pişmanlık yapabilir. Bu saatten sonra yazmadan durmak çok zor.

    Sanırım gündem çok yoruyor, öyle şeyler oluyor ki değinmeden olmuyor. Daha hafif, daha kavramsal, daha bütüncül, daha anlamlı konuları işlemek ve daha az ama daha doyurucu yazmak niyetindeyim; nasıl becereceğimi bir türlü bilemesem de..

    Sensiz çekilmiyor bloglar, çok özledim eski günleri.. Üç hafta nedir, hemen geçer.. 🙂

  19. metin Says:

    Sağolunuz dostum, ben de öyle. demek ki nostaljisi bile yapılacak kadar eskimiş blogculuk!

    (Sakın bırakayım demeyin, affetmem valla sizi.)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: