KADÜK ALINTI

her yazar, kurbandır. yazdıklarının çekiştirilmesinin, ezilip bozulmasının, büzüştürülüp gerilmesinin, doldurulup boşaltılmasının kurbanı. lanetli bir yazgıdır bu bir bakıma. baştan kabullenmedir. umarsızlıkla kayıtsızlık birbirine karışır. yazardan çıkan, yazarın değildir artık. okumak, yeniden-üretmektir. okumak, sadece kağıt üzerindeki lekeleri algılamak değildir. denizden çıkan şişenin içindeki, şişenin içinden çıkarıldığında dönüşüme uğramaya başlamıştır bile.

…felan.

herkesin bildiğini tekrar ettikten sonra, gelelim bir köşede unutulmuş alıntımıza. hayır, eski defterleri karıştırmak gibi bir niyetimiz yoktur. yukarıdaki doğruları doğrulayalım dedik sadece.

itin götüne mi sokuyoruz kendimizi? kibarlık budalası değilsek sorun yok. hayat da zaten hiç kibar değilse bizlere karşı hele…

alıntı geçileceeeeek. geç:

“…beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakırsan sudan çıkmış balığa dönerim bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye dönerim beni uyandırma…”

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: