BEBE ZIRLAMASI UND TÜYAP EZİYETİ

otobüs, halk otobüsü, minibüs, dolmuş… istanbul’da yaşadığım için kendime cilt cilt küfrettiğim anlar, işte buralara tıkıştırıldığım anlardır. hele de dışarıda siğim siğim yağmur yağıyorsa, hele de içeride zır zır zırlayan veletler, ınga ınga ağlayan bebeler varsa… (cano hanım, ikilemeleri benim adıma not ediniz lütfen.) o bebenin anasını babasını bir kaşık suda boğasım gelir o an. eşşoğlusu, bu boktan dünyayı ne halt etmeye daha da tıklım tıkış yapıyorsun? hiç mi vicdanın sızlamıyor? hadi vicdan hak getire diyelim sende, peki cüzdanını da mı düşünmüyorsun? yarın bu velet semirip serpilecek, mektebe gidecek; defter kalem parası, okul taksidi, servis parası, yemek parası, üstbaş parası, siktiriboktan amerikan köftesi parası, internet faturası, ot parası bok parası, bütün bunları ille ben mi aklına düşüreceğim senin? ben senin babanın oğlu muyum? git süpermarkete ya da eczaneye, al bi ok, ne haltlar karıştırırsan karıştır, yeter ki başımıza bir de sen iş açma. bak senin veledinin zırlamasına sinirleneceğim derken cebimdeki dersane taksidini yankesiciye kaptırdım sabah sabah. veledin bana tam 180 yetele borçlu, haberin olsun. okaseleri sebeseleri öseseleri filan atlatıp bi de üstüne iş bulup çalışmaya başladığında hatırlarsa memnun olurum. tabii memleketi soyup soğana çevirenler kervanına katılmaya karar verirse üzerine bir bardak soğuk su içeriz gari.

neyse sayın seyircilerim, pazar günkü nahoş hadiseyi unutup pazartesiye gelelim. sıpam eskişehir’den döndü pazar gecesi, ertesi sabah öğlene kadar uyudu, ses etmedim ben de. sonra kalktık, eziyet olsun diye cehennemin dibine konuşlandırılmış olan tüyap’a gittik. kitap okumaya hiç düşkünlüğü yok, belki gaza gelir de heveslenir diye düşündüm. can ve günışığı’ndan on kitap seçti, fono’dan da italyanca eğitimi için kitaplar alıp döndük. e tabii bu arada kendime de el çabukluğu marifet üj bej kitap seçmedim değil.

hepsi de baba kitap. çoğu daha önce okuduğum kitaplar. niye bir daha aldım peki? bazıları adam’ın lüks ciltli, şömizli, küçük boy, şık dizisinden olduğu için, bazıları da cebellezi edilmiş olduklarından.

neler mi? peki, sıralayalım bakalım:

* gösteri toplumu, guy debord, ayrıntı
* tüketim toplumu, jean baudrillard, ayrıntı
* kitle ve iktidar, elias canetti, ayrıntı
* ölüm seferi, joseph conrad, adam
* morgue sokağı cinayeti, edgar allan poe, adam
* genç werther’in anıları, goethe, adam
* aşk üzerine, stendhal, adam
* ışığını söndürme sakın, zahrad, adam
* annabell lee, melih cevdet anday, adam
* silivrim kaymak, artun ünsal, yky
* türkiye’nin peynir hazineleri, susanne swan, boyut

jazzetta’cığımı açarsam, birkaçını yazı konusu edeceğim.

ülkenin içinden geçmekte (geçememekte) olduğu şu kasvetli, sıkıntılı günlerde insanın küçük sevinçlere çok ihtiyacı oluyor. sabahleyin evden çıkmadan teker teker hepsini okşadım gıcır kitaplarımın.

Reklamlar

23 Yanıt to “BEBE ZIRLAMASI UND TÜYAP EZİYETİ”

  1. passive Says:

    sadece peynir hazineleri ilgimi çekti.

  2. metin Says:

    Valla tek falsolu kitap da o çıktı. Çevirisi tam bir felaket.

  3. Talisman Says:

    Morgue sokağı cinayeti ve Annabell Lee alayım ben 🙂

  4. metin Says:

    Efenim karşılığında ne vereceksünüz? (Bu arada, hangi rüzgar atABİLDİ sizi buralara diye sormadan da edemedim valla! Devamsız seyircilerime de böyle sitem ederim işte ben.)

  5. Talisman Says:

    Aaa lütfen, ben hep geliyorum ama belli etmiyorum 🙂 İz bırakmadan kayboluyorum..
    Karşılığında ne vereceğime gelince hımmm, trafiksiz bir İstanbul versem.. Off ne uçtum, ne uçtumm 🙂

  6. metin Says:

    Yok valla, İstanbul’un trafiklisini de trafiksizini de çekemiyorum artık. Gına geldi. İstanbulsuz bir hayat için neler vermezdim… İstanbul beni benden etti.

  7. Talisman Says:

    O zaman ben size bir güney kasabasında pansiyon açıp mutlu mutlu yaşama hayali vereyim diyeceğim ama tiskinirim kendimden.. Çünkü o hayal hem çok klişe, hem de, hem de, hissediyorum ki insan o hayaline kavuşsa patlar sıkıntıdan, batar mutluluk da, sakinlik de..
    Çözüm yok Metin beyy.. Ben küresel ısınmanın işimizi bitirmesini bekliyorum iştiyakla 🙂

  8. metin Says:

    Güney kasabası evet klişe, ama niye kuzey kasabası olmasın, ya da kuzeybatı? Şahsen bu sonuncusunun olabilitesi yok da değil uzak gelecekte benim için. Tabii o vakte kadar iki metrekarelik arazi sahibi olmazsam…

    Sonracığıma, ben sıkıntıdan filan patlamam. Asla ve kat’a. Yapacak bi sürü iş bulurum -zaten hazır listesi de. Medeniyetin hiçbir “nimet”ini istemiyorum, eksik kalsın, bi tek internet yeter bana orada. Tabii elektriksizinden -nasıl olacaksa artık!

    Bu arada, küresel ısınmanın işimizi bitirmesini fazla beklemeyeceksiniz efenim. Yakındır. Bir felaket tellalı olarak benden söylemesi.

  9. Talisman Says:

    Yok, medeniyetten uzak kalınınca sıkılmak değil de heryerde sıkılma kapasitesi yüzünden sıkılır insan diye şeetmiştim.. Ağız tadıyla bir nihilistlik yaptırtmıyorsunuz insana 🙂
    Gerçekten var mı öyle bir plan? Siz gidin sıkılmazsanız biz de geliriz.. Olmaz mı?

  10. metin Says:

    “Ağız tadıyla bir nihilistlik yaptırtmıyorsunuz insana”

    Hah hah haaay! Siz çok yaşayın!

    Evet, aslına bakılırsa ben de her yerde sıkılırım, her daim sıkılırım, sıkılmak iyidir. Sadece nihilizm de değil, nonkonformizmin konformizmini de yaşatır insana! Gelgelelim ben öyle bir kuzeybatı sahil kasabasında hiç boş kalamayacağımı bildiğimden sıkılmaya vaktim olmayacak efenim, sadece onu demek istemiştim gayet masumane bir şekilde. Sizi de beklerim valla. Size de yapacak bi ton iş bulurum ben orada. Yaban otlarını ayıklamak, gübrelerden tezek yapmak, delinmiş helkeleri tamir etmek, fırında ekmek pişirmek, Wittgenstein yazısı yazmak, keçilerden süt sağmak filan gibi mesela.

  11. metin Says:

    Bu yorum yanlış yazıldı tarafımdan ama silinemiyor. gizlen.net silmeme izin vermiyor. Ben de buradan gizlen.net’e sevgilerimi ve teessüflerimi yollayayım bari.

  12. metin Says:

    Fekat sıpamın üniversiteye başlamasını filan beklemem iktiza ediyor maatteessüf. O vakte kadar bir yere kıpırdayamayıp çürüyecem olduğum yerde. Siz de beni bi güzel ilaçlayıp mumyalarsınız, öyle götürürsünüz kuzeybatı kasabasına. Gerçi o durumda bütün işler üstünüze yıkılacak ya, neyse.

  13. Talisman Says:

    Hehehe nonkonformizmin konformizmi süpermiş, tam benim içinde bulunduğum halet-i ruhiye 🙂
    Ben bu işlerin hepsini yaptım vallahi küçükken, yaban otu ayıkladım, ahır temizledim, dana otlattım, kaçan danaları geri ahıra soktum (çok pis kondisyon ister) , kaşağı yaptım, keçi değil ama inek sağdım 🙂 Bir nevi Heidi şeklinde büyüdüm ama kötü haber: bunları yaparken de sıkılıyordum. Hehehe yola gelmiyorum görüyorsunuz.
    Ama şöyle birşey de var bir kere ineklerimizin bakıcısı kaçmıştı ve tüm iş bize kalmıştı, tüm gün deli gibi yoruluyordum, ağlıyordum yorgunluktan ama yatağa yattığımda öyle uyuyordum ki, yani nasıl desem, öyle bir zevkli uyumak görülmemiştir, onu da unutamam doğrusu.. Yani bir şans verebilirim ama tüm işleri de yapamam öyle, sıpa bekliyorum filan diye üstüme yıkmayınız.. 🙂

  14. metin Says:

    Efenim evvela şu ikisini birbirinden tefrik eyleyelim: Pratikteki cansıkıntısı ile felsefi bağlamdaki cansıkıntısı her zaman aynı şey değildir. Bu epeyce spastik bi tümce oldu ama idare edin gari.

    Tamam, bütün işleri üstünüze yıkmayacağıma söz veriyorum. Siz otları yolun, keçileri sağın, Wittgenstein Bey’le uğraşması benden. Ya da tam tersi. Hatta evet evet, tam tersi.

  15. Talisman Says:

    Hımm spastik cümlenizi iyi anlamadım, yani farklı birşey mi söyledim?
    Wittgenstein amcamla benim uğraşmam gerektiği kesinleşti 🙂

  16. metin Says:

    Yok yok, siz farklı birşey söylemediniz. Ben iyice altını çizeyim dedim sadece. Ama oops! Dönüşümlü yapalım işleri lütfen.

  17. metin Says:

    O vakte kadar sizi öteki malikaneme bekleyeyim. Uzuuuuun zamandır virane ve terkedilmiş halde ama olsun, yakında el atarız: utopos.wordpress.com

  18. Talisman Says:

    Aaa bu mekanınızı kaçırmışım.. Hemen dalıyorum 🙂

  19. candan Says:

    te tüyaplara kadar geldiniz de.. hmm, bunu öğrendiğim iyi oldu! neyssseee…

    bu arada maaşımı kaç aydır yatırmadığınızın farkındasınızdır umarım! siz önce işletmeyi hizmete açın, bi de benim maaşımı yatırın! sonra not ederim ben ikilemeleri Metin Beyciim. orda burda ismimi ünlemeniz kulağıma gelmiyor değil! tamam, ben edepsiz biriyim. ne var?! kahve, kahve içmem lâzım benim.. yok, yalnız da içebiliyorum merâk etmeyin. hıh!

  20. metin Says:

    Bu ne gaflet bu ne dalalet sevgili Talisman!

  21. metin Says:

    Cano Hanımcığım,

    Evvelen:
    Lütfen sitem etmeyiniz. Çünküm ikindiüzeri yola çıktık, fuarın kapanmasına iki saat kala oradaydık. Daha da önemlisi, sıpamın emrindeydim o gün ben.

    Saniyen:
    Yaw bizim maaşlar da düyuna kalmak üzere. “Önce can, sonra Cano Hanım” de[r]miş atalarımız bir rivayete göre.

    Salisen:
    Bu siteminizde ise haklısınız yerden göğe kadar. Ama benim de kötü bi huyum var: keyifsizken ortalıkta gözükmek istemiyom. İnternet bu huyumu bozdu, o da ayrı mesele.

    Hülasa:
    Sizi özledim ayol.

  22. candan Says:

    Metın Beycıım,
    mektubuma başlarkene hasretle sözcüklerinizin tam ortasından öper, bahânelerinizin canına okurum!

    canımdan aziz kıymetli seyircilerime ise kucak dolusu sevgilerimi sizin vâsıtanızla şuracıktan iletiyorum. elçiye yük olmaz di mi?

    sizinle bilâhare görüşeceğimdir. elimden geleni ardıma koyarsam bi daha da blog neyim yazamayayım inşallah! ki; koymayacağımı benim dâim izleyenlerim bilir..
    – bilirsiniz di mi?! heh..

    ben da sizi özlemiş olmakla barabar, hülâsâlara karnım tok deyip, hemen bir hamişle mektubuma son veriyorum: casetta laiktir, laik kalacak!
    – uymadı mı? uysa daaaaa, uymasa daaa!… 😛

  23. metin Says:

    Sıpamın başıma ne dertler açtığından habarınız yok galiba Cano Hanımcığım. Ne bahanesi yaw!

    “Casetta laiktir, laik kalacak!” ha? Hah hah haaaay! Hakiki laikliğe canım kurban efenim, sahtesine diiil ama.

    Demek ki Aristo Bey’e yine bir nanik yapma pahasına: Hem uydu hem uymadı, yahut ne uydu ne uymadı! Siz yine de o eylemi yapabülürsünüz tabii.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s


%d blogcu bunu beğendi: