AYIŞIĞINA BAKMA DURAĞI
belki de gövdenin öldürücü acılarını gözlemci olarak taşımak daha kolay olurdu. peki ama sevinçler ve istekleri ne yaptım?
“o gece insanın kavrayabileceğinden daha çok şey bilmesinin bir mutsuzluk olduğunu düşündüm. bu bazen olgunluktur, ama olgunluk değilse, o zaman -çöküştür. (Boris P.)”*
(*) tezer özlü, “eski bahçe eski sevgi”
Mayıs 12, 2008, 11:37 pm üzerinde
Yazinizin basligini okuyup bir de muzik oldugunu gorunce, ah keske moonlight sonata’yi koymus olsa metin bey demistim.
yazdiklariniz o kadar yakin ki. hadi sevincleri ve istekleri feda ederek govdenin acilarina gozlemci olmayi basardik diyelim, ya su saksagan kusunun gordugu her parlak nesneyi alip yuvasina tasimasi gibi, cafcafli acilara bagrinda yuvalardan yuva begenen sersem ruhu ne yapacagiz, onunla ve onun acilari ile nasil bas edecegiz? Bilmek istirabi, bilmemek ise bilincsizlik halini mi cogaltiyor acaba? Incil’de, Adem ile Havva’nin meyvesini yedigi agacin ismi Tree of Knowledge imis. Belki de hatayi taa en basta yaptik.
daha iyice olmussunuzdur insallah? taze zencefilden yapilan cay iyi geliyor diyorlar.
Mayıs 13, 2008, 8:49 am üzerinde
Tanrım! Şu cevabınız üzerine uzun, upuzuuuun yazılabilir, iş güç hastalık mastalık herşey vız gelebilir, kelimelerle sevişe boğuşa şahane bir yazı döktürülebilir. Ama yok, yapmayacağım, yapamayacağım, tek bir cümleyle yan çizivereceğim: Evet Passive II Hanım, hatayı ta en başta yaptık! İyi haltettik! Ve ben hep çınlatırım Lord Byron’ın kulağını, hep: “Bilmek, azaptır!”
(İlginiz ve tavsiyeniz için de çok sağolun, çok naziksiniz. Zencefili ve çayını biliyorum da tazesini bilmiyorum. Nasıldır, nerede bulunur tazesi onun acep?)
Mayıs 13, 2008, 11:03 am üzerinde
Su 3 Mli, 5Mli 20. yuzyil ibadethanelerinin meyve reyonunda bulabilirsiniz efendim, yamri yumru bir kok kendisi. Her gun iki kere, 3-4 kibrit copu kadar kesiyorsunuz, bir fincan sicak suyla birkac dakika demliyorsunuz. Soguk alginligi ve nevine cok iyi geldigi soyleniyor. Acil sifalar diliyorum.
Mayıs 13, 2008, 2:38 pm üzerinde
Çok mersi efenim. Aktarlardan aldığım da yumru halinde kök ama sizin bu dediğiniz gibi değil, sert. Bakayım o koçbeyinin mabetlerine bi.