GECİKMİŞ BİR BORCUN EDASIDIR
Eylül 27, 2007terk-i diyara hazırlanırken bir mim dalgasına daha yakalanmış idim. sevgili kayıp otoban kardeşimizin doğumgünü hediyesiydi. teşekkür etmemek olmazdı.
oyun, en yakınınızdaki kitabın 187. sayfasındaki ilk cümleyi bulup buraya aktarmanız üzerine kuruluydu. ben de, kızıma aldığım ama onun yüzüne bile bakmadan geri çevirdiği, kitabevine geri vermeye üşendiğim için de ajanstaki masamın bir köşesinde iki aydır durup duran bir kitapla katılıyorum oyuna. işte 187. sayfanın ilk cümlesi:
“mino da son günü olmaya aday gibi görünen bu günü unutmazdı herhalde.”
luc besson, “arthur ve yasak kent”, dizi roman, çev: ışıl bircan, can yayınları, 2005, ikinci basım
buranın artık “müşteri”si kalmadığını düşündüğüm için ben kimseyi mimlemiyorum. bu yazı da aslında yok zaten, ben de yokum.
“eski”yi eskide bırakmayı layıkıyla becerebildiğim gün buraya değilse bile başka yerlere yeniden dönmeyi düşünmüyor değilim. şimdilik üstü kalsın.